Değirmen kelimesi öğütme işlemini meydana getiren araç ve öğütme ameliyesinin meydana getirildiği yer olmak üzere iki ayrı anlam taşır. Değirmenler buğday, arpa, mısır, arpa, burçak gibi tahılları öğütmeye yaradığı gibi boya, cam, tuz gibi maddeleri ezmek ya da çeşitli tohum ve çekirdeklerden yağ çıkarmak amacıyla da kullanılmıştır. Geleneksel değirmen yapılarını kullanılan enerji türüne göre hayvan gücü, insan gücü, rüzgar gücü ve su gücü ile çalışanlar olmak üzere dört ana gruba ayırmak mümkündür.

El değirmenleri dairesel dönme hareketiyle öğütme işleminin gerçekleştirildiği, üst üste iki yuvarlak taş ile bu taşları birbirine sabitleyen ahşap bir mil ve tutamaktan müteşekkil bir tür ilkel el aleti ya da makinedir. Kullanımı son derece kolay, pratik ve taşınabilir bir araç olması el değirmenlerinin bilhassa kırsal kesimlerde son derece yaygın bir şekilde kullanılması neticesini doğurmuştur. Tek kişi tarafından da kullanılabilmekle birlikte karşılıklı olarak oturan iki kişi ve hatta üç kişi tarafından kullanılması hız ve öğütülen tane miktarını arttırmaktadır. İki kişi tarafından öğütme yapılırken bir kişi üst taşı çevirirken, diğeri ise üstteki delikten taneleri dökerken bir yandan da taşların arasında öğütülen un ya da bulguru alttaki örtüye doğru yayar, taşların tıkanmasını engeller. Üç kişi tarafından kullanıldığı durumlarda iki kişi taşı döndürürken üçüncü kişi de değirmenin içerisine taneleri döker. El değirmenleri öğüttüğü malzemeye göre farklı isimlerle de anılabilmektedir. Örneğin tuz değirmeni, bulgur değirmeni vb.

Basit bir alet gibi görünmekle birlikte el değirmenlerinin yapımı işçilik ve ustalık isteyen gerçek bir zanaattır. Değirmen taşlarının meydana getirilmesi amacıyla özel taş cinsleri kullanılır. Uzun ömürlü ve işlevselliği yüksek el değirmenleri için ustanın maharetinin yanı sıra taşın uygunluğu ve kalitesi de önemlidir.

Kaynak:
Davulcu, Mahmut (2018), “Teke Yöresinde El Değirmenlerinin Yapısı ve İşlevi: Antalya-Davazlar Köyü Örneği”, Kapkacak Kitabı (Editör: Emine Gürsoy Naskalı), İstanbul: Kitabevi, 371-384.

(Visited 681 times, 1 visits today)