Arıcılık kısaca bal, arı sütü, polen ve balmumu gibi arı ürünlerini elde etmek amacıyla arı beslenmesi faaliyeti olarak tanımlanabilir. Bal ve diğer ürünlerin üretimini gerçekleştirecek olan arı kolonisinin barındırıldığı kovanlar hiç şüphesiz arıcılık açısından en önemli materyali oluşturmaktadır. Ülkemizde arı kovanlarını tabiat şartlarından ya da vahşi hayvanlardan korumak amacıyla çeşitli çözümler geliştirildiği bilinmektedir. Bu çözümlerin başlıcaları arı kovanlarının yüksek ağaçlara veya kayalıklara asılması ya da kovuklarda muhafaza edilmesidir. Ayrıca bu amaçla bazı bölgelerde arılık, arı evi, arı damı, hanay olarak adlandırılan yapı tipleri geliştirilmiştir.

Seren adı verilen yapılar da Türkiye’nin güneybatısında, Teke bölgesinde Elmalı, Korkuteli, Finike ve Kumluca yöresinde karşılaştığımız, arı kovanlarını zararlı hayvanlara karşı muhafaza etmeyi amaçlayan kulevari yapılardır. Kare planlı ve semer damla nihayetlenen bu yapılar inşa tekniği ve kullanılan malzeme açısından iki ana gruba ayrılabilir. Birinci grupta yer alan serenlerin gövdesi ahşap, inşa tekniği ise ahşap yığmadır. İkinci grup serenlerin inşasında ise ahşap ve taş birlikte kullanılmıştır. İnşa tekniği ise ahşap hatıl bağlantılı taş duvardır. Sedir ya da ardıç ağaçlarının gövdelerinin oyulmasıyla meydana getirilen kara kovanlar ise çatının üzerine istiflenerek muhafaza edilmektedir.

Kaynak:

Davulcu, Mahmut (2019). “Teke Yarımadasında Halk Mimarisi Geleneği ve Arı Serenleri”, Böcek Kitabı, (Editör: Emine Gürsoy Naskalı), İstanbul: Kitabevi, 209-246.

(Visited 756 times, 1 visits today)