Evlenme Geleneklerinde Aile Bireylerinin Rolü
“Edirne Yöresi Evlenme Geleneklerinde Aile Bireylerinin Rolü (*) (Meltem Cingöz Santur’un Anısına)”
Etrafında çok zengin geleneksel uygulamaları ile, özellikle geleneksel topluluklarda önemli bir geçiş dönemi olan evlenme, doğrudan bir kız ve erkekle birlikte, onların ailelerini ilgilendirmesine rağmen, her iki tarafın akrabalarının da doğrudan veya dolaylı katılımını gerektiren bir süreç halinde işlemektedir. Aile grubunun dışında, Anadolu’da akrabalık ilişkilerinin son derece önemli olması, birçok önemli olayda olduğu gibi, evlenme geleneklerinde de akrabaların önemli roller üstlenmelerini gerektirmektedir. Bu nedenle çiftlerin evlenme kararının aile içinde verilmesi dışında, evlenme ritüelinin hemen her aşamasında akraba üyeler yer almakta ve bu görünümüyle evlenme bir aile/akraba yoğun işbirliği içinde gerçekleştirilmektedir.
Evlenme İsteği ve Kız Görme
Geleneksel kültürde bir kadının oğlu ile ilişkisinin, kocası ile olan ilişkisinden daha önemli olması ve oğulların kendilerini annelerine daha yakın görmeleri, Edirne yöresinde de evlenme isteğinin ilk olarak anne ile paylaşılmasına yol açmaktadır. (Meriç) (1)
Benzer durum kız için de geçerli olup, kendisine dünür gelinen kız da ilk önce annesinin görüşünü almaktadır. (Süleyman Danişment/Lalapaşa)
Oğlanın konuştuğu bir kız yoksa, bu seçim de anneye bırakılabilmektedir. Diğer yandan çevreden oğlunun bir kızla ilişkisi olduğunu duyan anne, bunu oğlu ile konuştuktan sonra, konuyu eşine açmaktadır. (Akardere/Süloğlu)
Ancak bu konuda son karar oğlanın olmaktadır. Bu taleple birlikte erkek annesi, akraba grubu kadınları ile birlikte kız görmeye giderler. (Adasarhanlı/Meriç)
Kız görmeye erkek tarafı annesi, kız kardeşi, teyzesi ve komşu kadınlar giderler. Bazen oğlan da götürülür. (Osmanlı/Havsa)
Kız görmeye önce erkek annesi ve babası ile birlikte kadınlar gider. (Musulça/Havsa)
_______________________
(*)Söz konusu çalışma, Kültür Bakanlığı’na bağlı, eski adıyla Milli Folklor Araştırma Dairesi tarafından 1994 yılında düzenlenen “Edirne Halk Kültürü Alan Araştırması” (Araştırma Ekibi: Nilüfer Zeynep Özçörekçi, Meltem Cingöz, Adeviye Akdoğan, Zekeriya Kurtulmuş) sırasında Folklor Araştırmacısı, Halkbilimci Meltem Cingöz tarafından gerçekleştirilen derleme malzemesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. 08 Kasım 2010 tarihinde kaybettiğimiz, eşim Meltem Cingöz Santur’u bu çalışma nedeniyle bir kez daha sevgiyle anıyorum.
(1)Anadolu genelinde ise oğlanın evlenme isteğini annesinin dışında kardeşleri veya yakın akrabaları ile paylaştığı gözlenmektedir. (Santur, M.C.)
İlk önce oğlan tarafından bir akraba elçi olarak gönderilir. Kız tarafı olumlu yaklaşırsa, bu kez erkek tarafı amca veya dayı giderler. Kız tarafı düşünmek için zaman ister. Karar yine olumlu olursa erkek tarafı haberdar edilir ve yine amca veya dayı giderler. (Musulça/Havsa) (2)
Kız İsteme
Bu ziyaret ancak kızın rızası alındıktan sonra gerçekleştirilmektedir. (Meriç)
Yörede kız istemeye eskiden sadece erkeklerin gittikleri, günümüzde ise kız, erkek karışık olarak gidildiği belirtilmekle birlikte, sadece erkeklerin gittikleri uygulamanın da devam ettiği görülebilmektedir. Eskiden bu ziyarette oğlan babası hiç konuşmaz, dayısı veya amcası söz alırdı. Yine eskiden kız isteme sırasında gelin ve damat adayları bulunmazken, günümüzde bunların da yer aldığı görülmektedir. (Süleyman Danişment/Lalapaşa) (3, 4)
Başlık
Günümüzde kalkmış olan başlık parasını, eskiden oğlan babası biriktirmeye çalışıyordu. (Akardere/Süloğlu)
Eskiden ana, baba hakkı istenirken, günümüzde kalkmıştır. (Adasarhanlı/Meriç)
Söz Kesme
Oğlan tarafından iki kız çağrı yapar. (Osmanlı/Havsa)
Kızın verildiği gün (Kesişme) olarak adlandırılıyor. Daha sonra her iki taraf birbirlerini ziyaret ederler. (Mübareke) Burada amaç gelinle, kaynananın birbirlerini tanımalarının sağlanmasıdır. (Turpçular/İpsala) (5)
Nişan
Erkeklerin sadece seyirci olduğu nişan kız evinde, kadınlar arasında olur. Cumartesi veya Pazar günü gerçekleştirilen nişanın tarihini kız ve erkek tarafları
______________________
(2)Anadolu’da genellikle görücülükte kız ve oğlan anneleri anlaşmakta, daha sonra kız isteme aşamasına geçilmekte, erkekler durumdan daha sonra haberdar edilmektedir. (Santur, M.C.)
(3)Akraba evliliğinin yaygın olduğu ve kızla evlenme konusunda önceliğin amcaoğluna tanındığı Şanlıurfa ve Gaziantep yöresinde kız istendiği zaman önce amcasına ve oğluna danışıldığından söz edilir. (Santur, M.C.)
(4)Hasandede/Kırıkkale kasabasında kızı isteyen kişinin dede soyundan gelmiş olması gerekir. (Santur, M.C.)
(5)Artvin Yusufeli Demirkent köyünde kız babası işlerin su gibi akıcı olması amacıyla su ikram eder. (Santur, M.C.)
ortaklaşa kararlaştırır. Nişana daveti kız annesi yapar ve sözü geçen yaşlı bir kadın tarafından etrafa duyurulur. Eskiden nişana damat adayı gelmezken, günümüzde o da dahil olmaktadır. Nişanlı kıza kaynanası tarafından takı takılır. Ayrıca diğer erkek tarafı hediyeler verir. Nişanlı kız da onlara hediyeler verir. (Süleyman Danişment/Lalapaşa)
Kız evinde eskiden evlenecek olan kız ve erkeğin bir araya geldiği an (Büyük Görüşme) olarak adlandırılıyordu. Günümüzde (Nişan Takımı) deniyor. Bunun duyurusunu ailedeki kızlar yapıyor. Gelenler hediyelerini verdikten sonra gelinin yengesi de onlara havlu, çember, tülbent dağıtır. (Adasarhanlı/Meriç)
Nişana erkek tarafından bir yenge çağrı yapar. (Kınacı Karı) Nişanda kaynana ve kaynata ayrı odalarda kıza takı takarlar. (Musulça/Havsa)
Kadınlar ve erkeklerin ayrı yerlerde oturduğu nişanda, gelin erkek tarafından gelenlerin ellerini öpüp erkeklere havlu, kadınlara mendil verir. (Süleyman Danişment/Lalapaşa; Adasarhanlı/Meriç; Akardere/Süloğlu; Turpçular/İpsala) (6, 7)
Bayramlar
Ramazan Bayramında kız tarafı, erkek tarafına bir tepsi tatlı gönderir. Kurban Bayramında alnına altın asılı bir koç erkek tarafından, kız tarafına yollanır. Karşılık olarak da kız tarafı bir tepsi tatlı yollar. (Süleyman Danişment/Lalapaşa)
Nişandan sonra bayramlarda kaynana kız evine bohça götürür. Kız elini öper. (Musulça/Havsa)
Düğün Alışverişi
Düğün öncesi kız için yapılan alışveriş (Urbaya Gitmek) sırasında damadın yanı sıra oğlan ve kızın varsa kız kardeşlerine de giysi alınır. Eskiden gelinin abisi, amcası veya dayısı ayakkabı alır, karşılığında da oğlan tarafı teyze, hala veya amca yorgan alırdı. (Akardere/Süloğlu)
Eskiden gelin erkek ailesindeki kaynana, kaynata, görümce, vb. herkesin giyim kuşamını karşılıyormuş. Günümüzde kalkmıştır. (Adasarhanlı/Meriç) (8, 9)
____________________________
(6)Elazığ Sivrice Dedeyolu köyünde kızın kardeşi oğlanın, oğlanın kardeşi kızın yüzüğünü takar. (Santur, M.C.)
(7)Diyarbakır Bismil Kazancı köyünde nişandan bir hafta on gün sonra oğlan annesi oğlunu da yanına alarak kız evine hediye götürür. (Santur, M.C.)
(8)Erzurum Pasinler Demirdöğen köyünde oğlan babası kız evine düğünde yapılacak yemek için yemeklik malzeme getirir.(Santur, M.C.)
(9)Muğla Milas Çomakdağ Kızılağaç köyünde kız evine gönderilen helva tenekesi kızın dayısı tarafından açılıp bütün köylüye ikram edilir. (Santur, M.C.)
Kına
Kına oğlan tarafınca alınmaktadır. (Akardere/Süloğlu)
Gelinin kınası kızın amca veya dayısının karıları (Yenge Kadınlar, Yengeler) tarafından karılır ve yine bunlar tarafından vurulur. (Süleyman Danişment/Lalapaşa)
Kına erkek ve kız tarafı yengeleri tarafından yapılır. Kına yakıldığı gün kız tarafından bir kişi sabaha kadar gelinin yanında bekleyip, sabah olunca elini ve ayağını yıkar. (Meriç)
Erkek yengeleri kıza kına yakarlar. (Osmanlı/Havsa)
Gelinin bir eli ile ayağı erkek yengesi, diğer eli ve ayağı ise kız yengesi tarafından yakılır. (Turpçular/İpsala) (10)
Düğün (Gelin Alma)
Gelini almaya giderken arabaya yengelerle birlikte güvey biner. Eskiden güvey olmazmış. Kaynana evde kalarak gelen gidenin yemek, vb. işleriyle ilgilenir. Gelinin evine varıldığında kız ailesinin çocukları güveyden para isterler. Buna eskiden (Kız Parası) denirken, günümüzde (Çocuk Parası) denilmektedir. Gelinin kuşağını kardeşi varsa, o bağlar. Kardeşi, amcası veya dayısı koluna girip, arabaya bindirirler. Ayrıca gelinle birlikte yengeleri ve kız kardeşleri gelir. Gelin evine girerken, kaynana üzerine şeker atar. (Adasarhanlı/Meriç)
Gelin kız evinden çıkarken babası tarafından kuşağı bağlanır ve yine babası veya abisi, amcası gibi yakın bir büyüğü tarafından arabaya bindirilir. Eskiden arabada gelinin iki yanına (Yenge Karısı) olarak adlandırılan amcasının karıları gibi yakın akraba kadınlar otururdu. Günümüzde bu uygulama kalkmıştır. Gelini oğlan evinin önünde kayın pederi arabadan indirir. Gelin üç kere kendi etrafında döndükten sonra, kayınpederi üzerine şeker atar. (Süleyman Danişment/Lalapaşa)
Gelin alayına çağrı erkeklere damadın amcası, kadınlara ise yengesi tarafından yapılır. Gelin arabası erkek tarafınca hazırlanır. Gelin arabaya binmeden önce kaynanası takı takar. Daha sonra gelin evde bulunan amcası, teyzesi, dayısı ve babasının ellerini öper ve kaynanası ile birlikte arabaya biner. Yolda gelinin kardeşi varsa önlerini keser ve bahşişini alır. Gelin eve geldiğinde indirmelik olarak oğlan babası dana verir. Damatın sağdıçı genellikle yakın bir arkadaşı olmakla birlikte, bazen akrabası (amca oğlu gibi) olabilmektedir. (Akardere/Süloğlu)
Gelinin kuşağını babası veya abisi bağlar. (Meriç)
Gelin almaya kaynana ile kaynata da gider. Kaynana öndeki arabada giderken, kaynata arkadaki arabayla gider. Gelin evinde kaynana oturtulur ve ona şeker tutulur. Daha sonra ona işlemesi için mendil verilir, o da mendile para iliştirir. Yüzüne ayna tutularak nasıl olduğu sorulur. Yine para verir. Eskiden öküz arabası ile kız almaya gelindiğinde
_____________________
(10)Muğla Marmaris Taşlıca ve Çorum Oğuzlar’da gelinin bir eline kız tarafı, diğer eline de erkek tarafının akrabası kına yakar. (Santur, M.C.)
kızın erkek kardeşi tarafından arabanın tekerleği sökülerek veya öküzü alınarak para istendiği olurmuş. Gelini arabaya dayısı, kardeşi veya amcası bindirir. Bu sırada gelinin başına kaynatası tarafından şeker atılır. Gelinin yanına yengesi oturur. Eskiden gelinin
eve girişi sırasında kaynana bir çömlek kırarmış. (Osmanlı/Havsa)
Gelin almaya giden arabada oğlanın yengesi bulunur. Kaynana başka bir arabayla gider. Köy dışından olduğunda, damat da gelin almaya gider. Kız evinde gelini arabaya babası veya dedesi bindirir. Gelin oğlan evinde arabadan indikten sonra kaynanası ile oynar. (Turpçular/İpsala) (11)
_____________________________
(11)-Burdur Altınyayla Çatak’ta duvak gelinin oğlan kardeşi tarafından dua okunarak üç kere konulup alınmak suretiyle örtülür.
-Burdur Ağlasun Kiprit köyünde duvağın üstüne gelinin babası tarafından bereket amacıyla un serpilir.
-Balıkesir ve Çanakkale Kazdağı Tahtacı köylerinde oğlanın annesi gelin almaya giden gençlerin koluna veya boyunlarına çember bağlar.
-Gelin alayı gitmeden önce oğlan evinden giden yengeler gelini hazırlar. (Yozgat Akdağmadeni Bozhüyük; Konya Beyşehir Karaali)
-Bilecik Pazaryeri Sarıdayı’ da kız evinde kaynana minder üstüne ortaya oturtulur. Sonra kız yengeleri gelini kaynananın önüne getirir, kaynana geline şeker verir. Gelin kıbleye oturtulup duvağı örtülür, takı atılır. Sonra oyun oynanır. Önce kaynana oynar, gelinin yüzünü açıp elini öptürür para takar. Oğlan tarafından gelenlerin hepsi gelinin başına şeker atar.
– Kastamonu Daday ilçesinde gelin kaynanasının elini öper, kaynana da gelinin başını üç kere eteğinin içine sokar.
-Muğla Merkez Göktepe köyünde kayınvalide özellikle oynatılır, aksi takdirde gelinin çocuklarının dilsiz olacağına inanılır.
-Muğla Merkez Göktepe köyünde gelinin babası, kuşağını kuşattıktan sonra ayakkabısını giydirip sağ ayakkabısının içine hayırlı-uğurlu olsun diye para koyar.
-Artvin Şavşat Meydancık köyünde gelin kapıdan çıkmak üzereyken ortaya getirilen yastığa, kayınpeder üç kere gelini oturtup kaldırır.
-Kızın babası buğday ve bozuk para karışımını üç sefer arabanın üzerine atar. (Kazdağı Tahtacıları)
– Gelin yeni evine geldiğinde Çanakkale Ayvacık Bahçedere ve Uzunalan’da kaynana tarafından üzerine buğday, para, şeker karışımı serpilir.
-Tunceli Mazgirt’de gelin gelince kaynana etrafa buğday atarak oynar.
– Yozgat Akdağmadeni Dokuz köyünde gelin arabadan inerken taş gibi olması dileğiyle kaynana göğsüne taş koyar.
-Kaynanası gelinin önüne yatar, gelinin, kaynanasını tutup kaldırması durumunda merhametli olacağına karar verilir (Kastamonu Azdavay Çatak; Muğla Fethiye Boğalar).
-Gelin, kaynanası tarafından ocağın başına götürülüp, elini hem un kabının içine, hem de ocağa sokar. (Artvin Şavşat Meydancık) (Santur, M.C.)
Nikah
Dini nikah (Hoca Nikahı) sırasında gelinin yanında yengesi bulunur. Resmi nikahta ise her iki tarafın babaları yer alır. (Akardere/Süloğlu)
Hoca nikahı kıyılırken gelinin yanında yengesi durur. Ayrıca ailelerin erkekleri bulunur. (Adasarhanlı/Meriç)
Hoca nikahı sırasında gelinle damadın yanında yengeleri bulunur. (Osmanlı/Havsa)
Gerdek
Gelin yatağı kız tarafı yengeler tarafından hazırlanır. Çarşaf kaynanaya verilir. (Akardere/Süloğlu)
Gerdek gecesi gelinle damata yengeler tarafından yemek getirilir. Yengeler sabaha kadar bekleyerek, aldıkları çarşafı kız annesine verirler. O da onlara bahşiş verir. (Süleyman Danişment/Lalapaşa)
Gerdeğe girerken (Gelin-Güvey Kapanacak) yengeler kapının önüne bir ip gerip, ipin bir ucuna taş bağlarlar. Güvey ayağıyla taşa vurarak, içeri girer. (12) O gece, yemeleri için kız evinden yengeler yemek getirirler. (Adasarhanlı/Meriç)
Gerdek gecesi erkek evinden lokum, helva gibi tatlılar gönderilir. (Meriç)
Çarşaf yenge tarafından kaynanaya gösterilir. Ayrıca müjde olarak kızın annesine haber verilir. (Osmanlı/Havsa) (13)
Gerdek Sonrası
Gelinle damat üç gün sonra kız evine giderler. Orada yemek verilir. O sırada damadın ayakkabısını saklayan evin çocuklarına para verilir. Bir hafta sonra da kız evi davet edilir. (Adasarhanlı/Meriç) (14)
__________________________
(12)Güvey odaya girerken annesinin kapıya dayadığı bacağının altından geçer. (Bilecik-Söğüt-Çaltı, Samrı, Yeşilyurt köyleri; Çorum Kargı Gökçedoğan; Eskişehir Seyitgazi; Kastamonu Daday; Kütahya; Sakarya Merkez Çıldırlar; Kastamonu Taşköprü Abdal Hasan)
– Ş.Urfa’da gerdeğe girmeden önce güvey annesinin elini öper. Bilecik Söğüt Yeşilyurt köyünde oğlanın annesi, gelinle güveyin başına şeker saçar.
(13)Ş.Urfa’da gelinin işaretli bezi kırmızı veya sarı kesenin içine konulup gelinin annesine gönderilir.
Kız hakkında evlenmeden önce olumsuz söylentiler varsa kaynana (Muğla Ortaca Kemaliye) gelinin çarşafı ile herkesin ortasında oynar.
(14)Güvey sabah kız evine giderek kaynana ve kayınbabasının elini öpüp hayvan, para, altın türünden bahşişini alır. (Burdur Altınyayla Çatak; İçel Tarsus Karadiken)
Sonuç
Geleneksel kültürümüzde çiftçilik, alışveriş, büyük satışlar, çocukların evlendirilmeleri gibi büyük kararların erkekler tarafından alındığı geçmiş dönemlere oranla, günümüzde bu kararlarda kadınların da önemli rol oynadıkları gözlenmektedir. Özellikle konumuzu oluşturan evlenmenin her aşaması, Edirne yöresi örneğinde de gözlemlenebileceği üzere, evlenme isteğinden gerdek sonrasına kadar kadınlar etrafında gelişmektedir. Erkeğin evlenme isteğini önce annesi ile paylaşması, evlenme talebi ile karşılaşan kızın da görüşünü ilk olarak annesi ile paylaşması konunun ilk boyutudur. Oğullarının ve kızlarının evlenme ile ilgili görüşlerini ilk paylaşan kişiler olan annelerin sorumlulukları, giderek artan bir şekilde evlenme ritüeli boyunca devam etmektedir. Diğer yandan evlenen gençlerin genellikle kaynananın evinde oturmaya başlamaları oğlan annesinin sorumluluklarını daha da artırmaktadır. Evlenme sürecinde amca ve dayı yengeleri de yoğun bir şekilde devreye girerek, her iki anneye yardımcı olmaktadırlar.
Erkek ve kız babasının, gençlerin evlenme kararının alınması, kız isteme, masrafların karşılanması, kızın baba evinden ayrılması gibi durumların dışında evlenme sürecine yoğun katılımları gözlenmemektedir. Burada da amca ve dayılar, bir bakıma babalara yardımcı olarak daha aktif görev almaktadırlar.
Geleneksel topluluklarda büyük önem taşıyan ve evlenme gibi önemli olaylarda bir vazife olarak görülen akrabalık dayanışmasının, şehir topluluklarında ise gevşediği görülebilmektedir.
Yararlanılan Kaynaklar
Kitaplar
Erdentuğ, Nermin: Türkiye Türk Toplumlarında Kültürel Antropolojik (Etnolojik) İncelemeler. Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara 1972, 103 S.
Makaleler
Santur, Meltem Cingöz: Anadolu’da Evlilik Gelenekleri ve Düğün. Yayımlanmamış makale.
Kaynak Kişiler
(Süleyman Danişment/Lalapaşa)
Temel, Feriha: 58 Yaşında, okuma-yazma yok, S. Danişment doğumlu, evli.
(Akardere/Süloğlu)
Çekiş, Şaziye: 40 Yaşında, İlkokul 5, Tatarlı doğumlu.
Güngör, Zeynep: 70 Yaşında, okuma-yazma yok, Akardere doğumlu.
(Adasarhanlı/Meriç)
Yaman, Hasibe: 65 Yaşında, okuma-yazma var, Adasarhanlı doğumlu.
Yaman, Arif: 67 Yaşında, okuma-yazma var, Adasarhanlı doğumlu.
(Göztepe Mah./Meriç)
Çankır, Hafize: 40 Yaşında, okuma-yazma yok, evli.
Çiçek, Sabir: 50 Yaşında, Değirmenci Köyü doğumlu, okuma-yazma yok, evli.
Filiz, Hanım: 38 Yaşında, Göztepe Mah. doğumlu, okuma-yazma yok, evli.
(Osmanlı/Havsa)
Demir, Ayşe: 70 Yaşında, okuma-yazma var, Osmanlı doğumlu, evli.
Demir, Mürvet: 40 Yaşında, Havsa Oğulpaşalı doğumlu, ilkokul mezunu, evli.
Tintiş, Ahmet: 65 Yaşında, Osmanlı doğumlu, okuma-yazma var, evli.
(Musulça/Havsa)
Akgün, Fatma: 39 Yaşında, Musulça doğumlu, okuma-yazma yok, evli.
Doğan, Sebile: 29 Yaşında, ticaret lisesi ayrılma, evli.
Doğan, Aydın: 33 Yaşında, Musulça doğumlu, lise mezunu, evli.
Özbil, Nurcan: 26 Yaşında, Musulça doğumlu, ilkokul 5, evli.
Not: Söz konusu makale 25-27 Mart 2016 tarihleri arasında Edirne’de düzenlenen “Halk Kültüründe Aile Uluslar arası Sempozyumu” nda sözlü bildiri olarak sunulmuştur.
Fotoğraf: Meltem Cingöz Santur ve kaynak kişisi. (Çekim: Nilüfer Zeynep Özçörekçi)




