Rize İlinde Kemençe İcra ve Yapımı
Kemençe;
Bu çalgı, Karadeniz’in en tipik özelliklerinden biridir. “ kemençe “ sözcüğünün “ kemen “ın bir türevi olduğu ya da küçültme eki almış bir şekli olduğu söyleyebiliriz. Saygun’ a göre aynı çalgı aleti Rize’de “ kemane “ya da “ kemendze “ adlarını da alır ( *1) “ Kemendze “ yöre ağzındaki bir fark olarak açıklanabilse de “ kemane “kesinlikle “ keman” kelimesinin küçültme hali almış ekidir. Batı müzik dünyasının en önemli kaynaklarından biri olan Grove müzik ansiklopedisindeki kemençe maddesi bu çalgıyı şöyle tarif eder. *
Kamancheh ( K’aman,kamancha, kamanja, k’emanch’ a, kemanche, kemence ) (farsca; ‘küçük yay’ )
Bu terim, İran, Kafkasya ve Türkiye’de bulunana keman çeşitlerine atfen kullanılır. “ Kamancheh “ sözcüğü yazıtlara 10. yüzyıla kadar gider ve bu enstrüman Bizans’a 11. ve 12. yüzyıllarda Anadolu yoluyla ulaşmıştır. Arap ( “ Kamanja “ancak başka alternatif isimler daha yaygındır ) ve balkan ülkelerinde de benzer çalgılar bulunur.
Aynı maddede bizim konumuz olan çalgıdan da şöyle söz edilir;
Doğu Karadeniz bölgesinin kemençesi bazen “ Karadeniz kemençesi “ olarak da anılır. Türkiye’nin Batısında yaygın olan kemençe ise doğu Ege deki Yunan “ Lira” sına benzerlik gösterir ve bazen fasıl kemençesi ya da kemençe rumi olarak anılır. Bu ensturaman armut biçimindedir. Üç metal ya da üç bağırsak teli vardır ve bunlar yandan tırnakla çalınır. Çalgı ya kemençenin dizinde tutulur ya da göğsüne dayanır ve yay ( viyolonsel gibi ) çekilir, Bu tür kemençe genellikle fasıllarda çalınır ve kemanın popülaritesinin artmasından dolayı giderek yaygınlığını kaybetmektedir.*(1)
Soyguna göre bu çalgının boyu ortalama 50 santimetredir. Ölçüsü aldığı bir başka ensturaman, kitabında 56,9 santimetre olarak geçer. Bir başka kaynak, kemençenin boyunun 40’tan 60 santimetreye kadar değiştiğini belirtir.*(2)
Çalgının gövdesi dut, ceviz, erik, Akçaağaç ( kelebek ),Limon, sarmaşık ve pelesenkten oyularak yapılır. En iyi enstüramanlar ardıç ve duttan yapılır. Sarmaşık
ağacı çalışır ve dut ile erik nemden etkilenir. Çalgının kapak ya da göğüs kısmı ise çam veya köknar ağacından yapılır. Köprü için Akçaağaç ( kelebek ) kullanılır ve aynı kemanda olduğu gibi çalgının en ince telinin altında yer alan bir can direği vardır.
Kemençenin yayı gül, abanoz, şimşir ya da tik ağacından yapılır veya yay şeklinde yada düzdür.Yayın boyu 45 ile 60 santimetre arasında değişir. Kemençe yayının kemanınkinden daha basit bir mekanizması vardır. Kemanda vidalı bir germe mekanizması bulunana kök kısmının yerinde basit bir şekilde kıllar, sarılmış bir deri ile yaya bağlanır. Yay tutuşu aynı alman kontrbas yay tutuşu gibidir, ancak kemençede bu yay tutuşu kılları germe vazifesi görür, gerçi, görünüşte daha zarif olsa da fasıl kemençesinin yay da aynı mekanizma ile çalışır ve Karadeniz kemençesinin yayıyla neredeyse aynıdır.(3)
Kemençenin üç teli vardır. En incesi çeliktir ve zil adını alır. Zil burada en ince anlamda kullanılmıştır, Aynen “ zil zurna “ da olduğu gibi. Orta tel bağırsaktır ve sağır adını alır, en kalını yine bağırsaktır ve adı bom’ dur. ki genellikle açık tel olarak çalınır.
Gerçi kemençenin birçok değişik akort şekli olsa da, genellikle kemençenin üç teli birbirine dörtlü aralıklar ile çekilir. Akort şekilleri, genellikle sol, do, fa,’dan mi, la, re’ ye kadar değişir. Kemençenin bunca değişik akorduna rastlanmasının nedeni olarak, kemençenin ses genişliği gösterilebilir. Birçok kemençeci hem çalıp hem söylediklerinden, en ince teli kendi seslerine göre akort eder ve alt iki teli bunun birer dörtlü aralığı altına çekerler. Kemençenin çabuk ve aralıksız ( moto perpetuo ) çalma tarzının horon dansıyla büyük bir bağıntısı bulunsa da, ensturaman solo olarak da aynı biçimde icra edilir.
Kemençe oturularak da ayakta da çalınabilir. Oturarak çalındığında bazen sol diz üzerine konur, bazen de iki diz arasına da tutulur, ayakta çalındığında ise, hiçbir yere dayanmadan yalnızca sol elde tutulur.
Genellikle iki tel aynı anda çalındığında, kalın olanı açık tel olarak bırakılır, bazen tellerin incesi açık da kalabilir, Bazen de ikinci tel açık bırakılmayabilir ki bu durumda pareler dörtlüler ortaya çıkar. Ancak üst iki tel ya da alt iki tel beraber çalındığında en kalın olan bam teli genellikle açık bırakılır. Dilimizde “ birinin bam teline basmak” olarak geçen ve yanlış bir söz veya hareket ile birini kıdırmak” anlamına gelen bir atasözümüz bile vardır. Kültürümüze bu şekilde girmiş olan çalış tarzı, kemençe gibi bazı halk çalgılarının en kalın telinin geleneksel olarak pratikte açık bırakılması diye tanımlanabilir.
Enstrüman Dörtlülerle akort edilmesi nedeniyle kemençede armonik dörtlü aralığı baskın karakterdedir. Ancak bu armonik dörtlüler dışında üçlü, beşli, altılı ve yedili aralıkları da yaygındır.
Bir eserde horon kullanıldığında, ya da alıntısı yapıldığında bu dans, karekterestik olarak kendisini hemen belli eder. 7/8 lik ya da 7 /16 lık zaman, tekrarlanan ritmik figürler ve biteviye on altılıklar bu dansın ve kemençenin haberleridir. Saygun, bu dansı keman eserlerinde sıkça kullanmıştır.
Keman, kemane, kemence; Türkçe’de keman sözcüğü ( kökeni Avrupa olan bu ) çalgıyı tanımlamamaktadır. Ancak Avrupa’ dn getirilmiş ve bazı bölgelerimizin köylerine dahi sızmış olan bu ensturamanın akort ve çalınış tarzkları hatırı sayılır değişikliğe uğranıştır, Gerçektende normalde üç, beşliyle yapılan kemen akordu, köylerimizde iki beşli ve bir dörtlü şekline çevrilmiştir. Bu akord tarzını şehirli olan Türk sanat müziği icracıları da benimsemişlerdir, Tamamen köylü şarkıcı- kemancının sesine göre yapılan akortta da diyapozunun hiçbir rolü olmaz. Köylüler hem çalar hemde söylerler. Bu onlar için çok kolay bir işlemdir. Kemanı omuzları yerine, ya neredeyse dikey olarak dizlerinin üstünde tutar, yada bu çalgıyı iki dizin arasına sıkıştırırlar. Enstüraman’nın bu çalım şekli yayında yatay olarak tutulmasına neden olur ve yayda gerekli olan gerginlik parmaklarla ayarlanır.*
Normal kemandan ayrı olarak, köylüler, yayları değişik biçimlerde olan ensturaman çalarlar. Burasının Türkiye’deki çalgıların ayrıntılı tartışma yeri olmadığını göz önüne alarak, kendimi sınırlayarak “ kemen “ sözcüğünün bozulmuş şekli olan üç telli kemençeden, ve yine üç telli olan “ heğit yada eit’ten ( sözcüğün Macarca’da keman anlamına gelen “ hegedü “ ye benzerliğine dikkat ) bahsedeceğim.
İki çeşit kemençe vardır; biri Türk sanat müziğindeki çalgıdır ki ( fasıl kemençesi ) bunu köylüler bilmez. Öbürü ise Karadeniz’in doğusunda bulunan bir yaylı halk enstüramanıdır ( Karadeniz kemençesi ). Bu iki çalgı da yaylı ve üç tellidir.*(Saygun belirttiği gibi, halk müziğinde kemençe ve kemanın icra tarzları çok benzer hatta aynıdır. İcracının çalarken söylemesi, çalgının ince telinin icracının sesine göre akordu, akorda dörtlü aralığının kullanılması, çalgının tutuş biçimi ve yaylarının mekanik benzerlikleri bizi bir sonuca getirir, keman ya da kemençe, çalgısının cinsi ne olursa olsun, halk müziğinde bu iki ensturamanın icra tarzları şaşırtıcı benzerliktedir.
Kemençe İle Oynanan Horonların Yapısı;
Karadeniz Bölgesine özgün bir danstır. Bu dans, çabuk ve akıcı bir şekilde oynanır. Hem yalnız erkekler, hem yalnız kadınlar hem de karışık danscılar tarafından oynanır ancak eşlik, hep kemençe tarafından yapılır. Karadeniz Bölgesinde değişik yörelere göre çeşitleri olsa da, bütün horonları birbirine bağlayan bazı karakteristik unsurlar bulunmaktadır. Horonu Dansçılar ya yarım ay şeklinde ya da düz bir sıra halinde oynarlar. Horon genellikle ya hilal ya da düz bir sıra biçiminde başlasa da bazen tam bir daire halinde de bulunabilir. Horon küçük adımlarla başlar ve zamanla bunu başka figürler izler. Dansçılar birbirlerine küçük parmaklarından bağlıdır. Eller omuz hizasında tutulur ve bazen bel seviyesine kadar iner ki, bu durum eller koparılmadığı halde vücudun iki yana döndürüldüğü enerjik figürün pozisyonudur. Başka karakteristik figürler arasında ayakları yere vurmak ve çabukça çömelmek de vardır. Kemençeci haykırmak suretiyle dansçıları önceden uyarır, ki bu sonraki dans figürünün habercisidir. Horonda bir ikinci lider ise sondaki mendil tutan horoncudur. Bu kii mendili dans boyunca havada sallar. Ayrıca Horoncular heyecandan ıslık vs. türü sesler çıkarırlar. Kemençeci dans boyunca yarım ayın ortasında durur ve “Haydi uşaklar” gibi cesaretlendirici sözler ile Horoncuları gayrete getirir.
Merkezde oynanan horonlarda karşılıklı atma türküler genelde 14 heceli olarak söylenmektedir. Rize ili sahil kısmı ve iç bölgede kemençe daha hakimdir. Halkanın veya kavsin merkezinde duran kemençeci kesik ve ani komutlarıyla heyecanı, coşkuyu, kışkırtmayı verir, hem oynanır hemde türkü söylenir. Bunun yanı sıra tempolarda “yavaş”” kıvrak”” sıkı bas” gibi şairsel komutlarda verir. Horon başı’nın elinde bir mendil vardır. Horonlara, kolay olduğu için genellikle iki ayak horonu ile başlanır, ritim olarak daha yavaştır.
İki ayak horonu oynarken söylenen atma türküler;(4)
İn Dereye
İn dereye dereye dere alanlarına
Bakma yazın kısadır nedur yalanlarına
Çok güzeldir çok güzel Karadeniz horonu
Laz uşağı oynarsa sen o zaman gör onu
x x x
Annem edecek gelin namazını kılacam
Bu devirde öyle kız anam nerden bulacam
Bu asırda böyle kız anam nerden bulacam
x x x
Karadenizde algı tulumdur kemençedir
Burda atma türküler sevdalıktan öncedir.
Rizeliyim Rizeli oldum derdum ben deli
Göremedim yüzünü bu ellerden gideli
Koca ustafa vali sen paşasın paşasın
Şairlerin içinde atma türkü yaşasın
Dertliyim kaderliyim yanar da yürekliğim
Hiç görmedim yüzünü bu dertlerden görmedum
x x x
Bakır ne güzel oynar horonu arkadaşlar
Karadeniz de sevda onbir yaşında başlar
Buralarda sevdaluk onbir yaşında başlar.
Kara Dere
Ben bu yalan dünyanın tadına doyamadım
Ha bu güzel horonu bir ben güzel oynadım
Hey gidi gidi dünya attın beni yabana
Sığır çobanı gibi yine kaldım kapana
x x
Söyle mustafam söyle yine ne diyeceksin
Bilmiyorum horonu beni öğreteceksin
Ha bu yalan dünyada bilmiyorum netcedez
x x
Düştü kara sevdaya kız nereye gidelim
Bak ustalar oynuyor bak neler öğrenelim
Bak ustalar oynuyor görüpte oynayalım
Karadeniz üstünden öte alıp çoşalım
Herkes oynar buni öğrenemedim ben oni
Karadeniz horonu nasıldır bilmem oni
x x
Var topal bi halam horon ondan öğrendimde
Horonuda değişen çayır türkü söylese
Sen ozaman gör oni birde hamsi yiyesen
x x
Kemençeyi tulumu hazırlayın sazları
Bu kaydayla oynasın Karadeniz kızları
Karadeniz kızları horonu oynar güzel*
KAYNAKLAR
(1) SAYGUN Adnan –Rize ve kars Havalisi Türkü, Saz ve Oyunları hakkında bazı malumat
(2) The new grove’s Dictionary of Music and Musicians Absiklopedisi.” Kamancheh maddesi
Yazarlar; Jean during, Robert At’ayan, Johanna spector, Scheherazade hassan, R.conway Morris
(3) EMNALAR Atınç ,Tüm Yönleriyle Türk halk müziği ve Nazariyatı İzmir: Eğe ünv.basım.
(4) (Selim Mustafa metin : kemençe sanatçısı – 1971 yiğitler köyü.-İsmail Hakkı Avcılar




