İnsan Hazinelerimiz: Ahmet Taşhomcu (Çömlek Ustası)
Ahmet Taşhomcu, 1966 yılında Türkiye’deki önemli çömlek üretim merkezlerinden birisi olan Menemen’de (İzmir) dünyaya gelmiştir. İlkokulu bitirmesinin ardından -bu sanata karşı olan hevesi, merakı ve ilgisinden dolayı- aynı zamanda eniştesi de olan çömlek ustası Ali Özoğlu’nun yanında çıraklığa başlar. Taşhomcu’ya ustalık yapan bir başka çömlekçi de Mehmet Ali Ursavaş’tır. Yeteneği ve çalışkanlığı ile kısa sürede çömlekçilik mesleğinde büyük bir birikim elde eden Taşhomcu, yirmili yaşların başlarında “tezgâh sahibi” olarak ustalığa adım atar. 1995 yılında ise kendi atölyesini kurar ve 2000’li yılların ortalarına kadar bu atölyede çalışır. Aldığı siparişlerin büyük bir bölümünün Antalya bölgesinden gelmesi nedeniyle 2007 yılında atölyesini Antalya’ya taşır ve 2016 yılına kadar faaliyetlerine burada devam eder. 2016-2018 yılları arasında Irak’ın Erbil şehrinde atölye kuran Taşhomcu 2018 yılında Menemen’e döner. Taşhomcu, Menemen’deki atölyesinde eğitim ve üretim faaliyetlerine kesintisiz olarak devam etmekle birlikte Antalya’daki sanat çevreleri ile de bağlantılarını korumaktadır.
Sanatçı ilk sergisini 2003 yılında Almanya’nın Köln şehrinde Gafa Fuarında açmıştır. İlk kişisel seramik sergisini ise 2015 yılında Antalya Devlet Güzel Sanatlar Galerisinde gerçekleştirmiş ve büyük ses getirmiştir. 2004 yılında İtalya Faenza’da düzenlenen 24.Uluslararası Dünya Çömlekçilik Yarışması’nda estetik dalda dünya ikinciliği ödülünü almıştır. Sanatçı 2007 yılından itibaren Eskişehir’de her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen Pişmiş Toprak Sempozyumu’na da katılım sağlamakta ve burada yapılan yarışmalarda dereceler kazanmaktadır (2012, 2013, 2014, 2015, 2016 yılları birincisi). Rusya Kültür Bakanlığı’nın davetlisi olarak 2017 yılında katıldığı ve Novosibirsk şehrinde düzenlenen Dünya Çömlek Yarışması’nda 5 dalda birincilik ve onur ödülü almıştır.
Taşhomcu 2004 yılında İtalya’da yaptığı gözlemler ve kazandığı deneyim sonrasında geleneksel bir sanat olan çömlekçiliği geliştirmek amacıyla yeni arayışlara girmiş; yaptığı araştırmalar sonucu form, tasarım ve pişirme konusunda yeni denemeler gerçekleştirmiş ve yeni bilgiler edinmiştir. Örnek vermek gerekirse Japon seramik sanatına has geleneksel bir pişirme tekniği olan ve zorluğuyla bilinen “raku” nun başarılı bir uygulayıcısıdır.
Taşhomcu, atölyesinde hammadde olarak kırmızı killi çamur kullanmakta ve bu çamuru kalitesinden dolayı Menemen’den temin etmektedir. İmal ettiği kapları motor gücüyle çalışan çömlekçi çarkında elle biçimlendirmekte ve LPG gazlı seramik fırınında pişirmektedir. Testi, ibrik, toprak darbuka, küp, bardak gibi geleneksel formların yanı sıra çeşitli dekoratif ürünler, saksı, vazo, havuz, çeşme, amfora imal etmekte ve bunun yanı sıra tasarımını kendisinin yaptığı koleksiyon tarzında seramik obje, ve kaplar da meydana getirmektedir.
Taşhomcu’nun en büyük özelliklerinden birisi mesleğine dair sahip olduğu geleneksel bilgiyi başarıyla aktarabilmesidir. Bu doğrultuda bugüne kadar yirmiyi aşkın usta yetiştirmiştir. Oğulları Gökhan ve Onur Taşhomcu ile kızı Bahar Erbek de bunların arasındadır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi’ne kayıtlı bir sanatçı olan Taşhomcu, seramik sanatçıları ve akademik çevrelerde kabul görmüş ve saygı duyulan bir kişiliktir. Çeşitli üniversitelerin ilgili bölümlerinde sık sık workshoplara davet edilmekte, üniversite öğrencileri Taşhomcu’nın atölyesine gelerek staj yapmaktadır. Taşhomcu sanatı ve temsil ettiği kültürel miras konusunda farkındalık yaratmak ve görünürlük sağlamak amacıyla gönüllü olarak bir çok gösteri ve etkinliğe katılmış ve katılmaktadır. Gerek ulusal ve gerekse yerel basın organlarında bir çok kez yer alan Taşhomcu’nun sanatı ve faaliyetleri ile ilgili haberler yapılmıştır.
Taşhomcu, 2013 yılında Altın Portakal Antalya Film Festivali’nin 50. Yılı anısına Antalya Kültür-Sanat Vakfı (AKSAV) ve Büyükşehir Belediyesinin isteğiyle 3.60 metre çapında, 5.40 metre yüksekliğinde dünyanın en büyük çömleğini imal etmiştir. Yaklaşık üç ay süren çömleğin imalatı sırasında 5 tona yakın çamur kullanılmıştır (Ekonomik nedenlerden dolayı pişirilemeyen çömlek Guinness Rekorlar Kitabı’na girememiştir).
Merak eden, sorgulayan, yeni denemelerle mesleğine dinamizm katarak geliştirmeye çalışan Taşhomcu, ülkemizde hızla kaybolmakta olan bu sanatın güçlü temsilcilerinden birisidir.




