Ağaç, insanoğlunun günlük hayatına çok farklı şekillerde girmiş olan çevreye uyumlu ve doğal bir malzemedir. Altı bini aşan farklı kullanım alanına sahip olması ağacın uygarlığımız açısından taşıdığı önemi ortaya koymaktadır. Ağaç malzemeden imal edilen ürünler arasında su üstü taşıtları da -gemiler, tekneler, kayıklar- bulunmaktadır. Organik bir malzeme olarak ahşap, Endüstri Çağı öncesine ait dönemde tekne inşası amacıyla kullanılan ana yapım malzemesidir. Tekne inşa malzemelerinin çeşitlenmesi (sac, fiberglas, kompozit vb.) Endüstri devrimi sonrasına ait bir gelişmedir.
Tekne yapımcılığı denizi ve ormanı birleştiren son derece orijinal bir meslek ve kadim bir sanattır. Eski Türkçede yer alan denizcilikle ilgili bazı kelimeler Türk halklarının henüz İç Asya’da yaşarken dahi nehir ve göl gibi iç sularda denizcilik faaliyetleri yürüttüklerini göstermektedir. Ancak Türk denizciliğinin gerçek manada ortaya çıkması Anadolu’da meydana gelmiştir. Gerek Selçuklular, gerek Beylikler ve gerekse Osmanlılar döneminde askeri, ticari ve ulaşım amacıyla çeşitli tipte gemiler inşa edilmiş, XIX. yüzyıldan itibaren ise ahşap gemi ve tekne yapımcılığı terk edilme sürecine girmiştir. Ahşap tekne yapımcılığı günümüzde Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yer alan bazı merkezlerde az sayıda usta tarafından, özveriyle geleneksel teknik, yöntem ve malzemelerle devam ettirilmektedir.
Tekne yapımcılığı geleneksel bir meslek olup bu mesleğin erbabı olan kişiler usta olarak adlandırılır. Ustalar tekne imalatını el emeği ve balta, keser, testere, rende ve şakül gibi basit aletler ile gerçekleştirmektedir. Diğer geleneksel meslekler gibi tekne yapımcılığı da usta-çırak ilişkisi içerisinde kuşaktan kuşağa aktarılır. Eğitim süreci yazılı materyallerden ziyade göze ve kulağa dayalıdır. Geleneksel mesleklerin ruhunda var olan “eti senin kemiği benim” anlayışı tekne yapımcılığında da karşımıza çıkar. Her geleneksel mesleğin olduğu gibi gemiciliğin ve tekne yapımcılığının da bir piri bulunmaktadır. Geleneğe göre ilk gemi Hz. Nuh tarafından inşa edilmiştir, bundan dolayı Nuh Peygamber gemicilerin piridir.
Ahşap tekneler Türkiye’nin farklı bölgelerinde farklı ağaç türleri kullanılarak inşa edilebilmektedir. Örneğin Akdeniz bölgesinde çam ağacı daha çok yaygınken Karadeniz bölgesinde kestane ağacı kullanılır.
Tekne inşaatı dün olduğu gibi bugün de büyük ölçüde ustanın el ve göz hesabı ile içgüdü ve deneyimlerine dayanmaktadır. İnşaat ustanın tekneyi yaptıracak kişi ile konuşması ve anlaşmasıyla başlayan uzun bir süreçtir. Anlaşma gerçekleştikten sonra teknenin inşasına başlanır ve ilk olarak omurga hazırlanır. Omurganın kurulması ve bodoslamaların yerleştirilmesinden sonra postalar tutturulur, dış kaplama oluşturulan bu iskelet üzerine sabitlenir. En son olarak güverte kaplamaları ve diğer aksam meydana getirilir. Teknenin donatımının yapılmasından sonra sıra denize indirilmesine gelir. “Suya atma” ya da “denize atma” olarak adlandırılan ve bir şenlik havasındaki bu işlem sırasında bol kazanç sağlaması ve kaza-belayı önlemesi amacıyla kurban kesilebilmektedir.
Tarihsel süreç içerisinde tekne tipleri pek çok değişiklik göstermiştir. Değişim ve dönüşümün en önemli nedeni dönemin teknolojisi ve ihtiyaçlardır. Bugün için Türkiye sahillerinde inşa edilen ahşap tekneler kullanım alanına göre balıkçı ve gezinti tekneleri olmak üzere iki gruba ana ayrılabilir.
Ahşap tekne ve gemiler uzun yıllar boyunca özellikle sahilde yaşayan halkın günlük hayatında önemli bir yer tutmuştur. Kara ulaşımın yaygın olmadığı dönemlerde deniz taşıtları halk tarafından seyahat, ticaret, balıkçılık, ulaşım, eğlence vb. amaçlarla yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Bugün de özellikle sahil boyundaki yerleşimlerde deniz ve deniz taşıtlarıyla kurulan iç içe yaşam bütün canlılığıyla devam ettirilmektedir.

Kaynaklar:
Davulcu, Mahmut (2015), “Günümüzde Karadeniz Bölgesinde Ahşap Tekne Yapımcılığı”, Uluslararası Karadeniz Havzası Halk Bilimi Araştırmaları Dergisi, 2, 53-91.
Davulcu, Mahmut (2015), “Karadeniz Bölgesi Ahşap Tekne Yapımcılığının Somut Olmayan Kültürel Miras Bağlamında Değerlendirilmesi”, Balık Kitabı (Editör: Emine Gürsoy Naskalı), İstanbul: Kitabevi, 642-702.
Davulcu, Mahmut (2016), “Denizi ve Ormanı Birleştiren Tutku: Ağaçtan Tekneler”, Soft Şehir Yaşam Dergisi, 6, 32-36.

(Visited 638 times, 1 visits today)