Günlük Yaşam ve Olayların Köy Seyirlik Oyunlarına Etkisi
“Günlük Yaşam ve Olayların Köy Seyirlik Oyunlarına Etkisi (Başmakçı Köyü, Merkez İlçe, Burdur)”
“Selamünaleyküm Ağalar
Halep’ten Şam’a Şark’tan Garp’a
Yolumuz uğradı Başmakçı Köyüne
Aşık oldum padişahın kızına
Tabi ustam da el atarsa sazına
Ne mızrap durur ne tezene”
Giriş
Burdur ili, Merkez ilçeye bağlı Başmakçı Köyünde oynanan ve konumuzu oluşturan köy seyirlik oyunu, bir bakıma oyunda başrolü üstlenen “Arap” ın, alanda toplanan köylülere yukarıdakileri söylemesiyle başlar.
İletişim araçlarının en ücra yerlere kadar ulaşmasının, dolayısıyla haber almadaki kolaylıkların, geleneksel kültür değerleri üzerinde doğrudan veya dolaylı etkileri görülmekte, bu durum köy seyirlik oyunlarına da yansımaktadır. Başka bir ifadeyle, başlangıçta köy yaşantısının doğa ile sıkı ilişkisine bağlı olarak yapılan köy seyirlik oyunları, günümüzde köy dışındaki yaşam ve olaylardan daha çok etkilenmeye başlamıştır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı- o zamanki adıyla- Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü’nün planlı halk kültürü alan araştırmaları çerçevesinde 02 Kasım 1991 tarihinde Burdur ili, Merkez ilçeye bağlı Başmakçı köyünde derlenen ve yedi bölümden oluşan bu köy seyirlik oyununda da aynı durum söz konusudur.
Anarşi, askerlik, çevre kirliliği, köy yaşamı, iç ve dış politika, köy ve dünya tarihi gibi konuların söz konusu köy seyirlik oyunu üzerindeki etkileri yanında, bu durum bize aynı zamanda, bu tür oyunların geleceği konusunda da bazı ipuçları vermektedir.
Başmakçı Köyü
Araştırma alanı olan Başmakçı Köyü, Burdur Merkez ilçeye bağlı, İlin kuzey batısında ve İle uzaklığı yaklaşık 50 km. dir. 1990 Genel Nüfus Sayımına göre nüfusu 537, hane sayısı 130 kadardı. Köyün bulunduğu bölgede erik ağaçları çok olduğu için, köy halkı çevrede “Erikli Muhacirleri” olarak tanınmaktadır.
Köye ilk gelenler, 1892’de yapılan bir göçmen değişim programı çerçevesinde, 1894 yılında Bulgaristan’ın Deliorman bölgesinden gelip, geçici olarak İstanbul Haydarpaşa’ya yerleştirilirler. Bunların daimi olarak yerleşecekleri bölge kura ile saptanır ve kura sonucunda Isparta İli, Keçiborlu İlçesi, Kavakalan yöresi belirlenir. Ancak yola çıktıklarında başka bir göçmen grubunun buraya yerleştirildiklerini duyarlar. Bunun üzerine grup, 1306 yılında köyün bugün bulunduğu yerin biraz aşağısına, 1307 yılında da, köyün bugün bulunduğu yere yerleşirler. İlk gelenler otuz hane kadardır. Daha sonra bunların akrabaları gelir. 1912 yılında göçmen gelişi tamamlanır.
Köy halkı, çevredeki yerli köylere göre geleneklerine daha bağlı bir görünümde olup, yine çevrelerinde bulunan yerli köylerden öğrendikleri seyirlik oyunları daha canlı olarak yaşatmaktadırlar. Köyde oynanan seyirlik oyunlar, istek üzerine çevre köylerde de oynanmakta, hatta oyuncular, Afyon ve Denizli’de yapılan düğünlere de davet edilmektedirler.
Köy Seyirlik Oyunu ile İlgili Genel Bilgi
Araştırma tarihinde Başmakçı Köyünde oynanan köy seyirlik oyunu, birbirini takip eden yedi bölümden oluşmaktadır. Oyunun başlangıcında, baş rol oyuncusu “Arap” alana çıkarak, oyunda rol alan “Doktor” la sohbete başlar ve kendisini tanıtarak, amacını anlatır. Daha sonra saz eşliğinde bir halk oyunu oynar. İkinci bölümde alana, yanlarında dört “Kız” olduğu halde, iki “Efe” girer. Bu “Efeler”le, “Arap” arasında bir konuşma başlar. Konuşmanın bitiminde “Efeler”, “Kızlar” ve “Arap” hep birlikte yine bir halk oyunu oynarlar. Üçüncü bölümde alana gelen bir bölük “Asker”, “Yüzbaşı” ve “General” tarafından teftiş edilirler. Dördüncü bölümde bir “Deve”, “Deveci” ve “Deveci Yardımcısı” eşliğinde alana gelen “Doktor”, “Askerler”i muayene eder. Beşinci bölümde “Arap” ile “Deveci” arasında bir konuşma geçer. Bu konuşmadan sonra “Arap”, “Deveci”, “Efeler” ve “Kızlar” hep birlikte bir halk oyunu oynarlar. Altıncı bölümde bir “Tren”le alana giren “Milletvekili”, halka çeşitli vaatlerde bulunur. Yedinci ve son bölümde “Arap” ın ve “Gazeteci”nin tek kişilik konuşmaları ile seyirlik oyun sona erer.
Oyunda rol alan kişilerin tümü erkek olup, köy halkındandırlar. Oyuncular, mümkün olduğu kadar rollerine uygun giyim-kuşamlarla oynamaktadırlar. Ayrıca yapma bir deve ile, trene benzetilen bir at arabası, oyunun en önemli iki aksesuarını oluşturmaktadır.
Oyunda Yer Alan Konular
Anarşi
Günümüzde de, ülkemizin gündemini en çok meşgul eden konuların başında gelen terör ve anarşinin ilgili oyunda ele alınışı, bir kara mizah görüntüsü çizmektedir:
Gazeteci- Köyümüzde Tarlacı Hasan’ın evinde yapılan operasyonda çok sayıda göz yaşartıcı soğan, uzun namlulu pırasa yakalanmıştır.
Gazeteci- Halit Çavuş’un evinde yapılan operasyonda çok sayıda patlamaya hazır mısır bulunmuştur. Halit Çavuş göz altına alınmıştır.
Askerlik
Çavuş- Hababam taburu, tozkoparan bölüğü emir ve görüşlerinize hazırdır komutanım.
General- Asker. Bir şikayeti olan var mı?
Asker- Komutanım uyuyunca kulaklarım duymuyor, gözlerim görmüyor.
General- Şimdi askerler, size bir sualim olacak. Baktınız karşıdan düşman geliyor. Buna karşı ne gibi bir tedbir alırsınız?
Asker- Komutanım baktım ki geliyoru kefere üstüme, atarım kendimi bi çalının içine be, geçerken çullanırım onun tepesine, karnına, böğrüne veririm süngüyü be komutanım.
Asker- Komutanım ben izin istiyerem.
General- Sebep?
Asker- Komutanım benim iki çocuğum vardır. Ben izin istiyerem. O çocukların anasını özlemişem be komutanım.
Çevre Kirliliği
Günümüzün en önemli ve güncel sorunlarından birisi olan çevre kirliliği konusu, bu köy seyirlik oyununda “Milletvekili” nin propaganda konuşmasında yer almakta ve ozon tabakasının delinmesi ile deniz kirliliğine karşı kendince çözüm üretmektedir.
Burada halkımızın, milletvekillerinin bazen gerçekleştiremeyecekleri vaatlerde bulunmalarını veya söz verdikleri vaatleri yerine getirmemelerini ince bir dille eleştirmeleri de söz konusu olmaktadır:
Milletvekili- Günümüzde artık bir hava kirliliği söz konusu. Ozon tabakası delindi diyorlar. Allah etmeye gök bir gün göçer. Ne yapacağız? Göğe direk diktireceğiz, göçmesin vatandaşın üstüne diye.
Milletvekili- Evet hava kirlenir de, deniz kirlenme mi? Denizler kirlenmesin diye ne yapacağız? Denizlere kapak yaptıracağız. Böyle kapatacağız üstüne.
Günlük Yaşam
Arazi sıkıntısı
Ülkemizde kırsal kesimin en önemli sorunlarından birisi olan ve mevcut arazinin, artan nüfusu geçindirememesi durumu oyunda, yine “Milletvekili”nin propaganda konuşması içinde işlenmiş ve konuyla ilgili ilginç çözümlere yer verilmiştir:
Milletvekili- Bundan böyle düz yerlerden yol geçmeyecek. Düz yerlerden geçen yolları dağlardan, tepelerden, göllerden geçireceğiz. Evet İlimizde arazi sıkıntısı var. Böylelikle düz yerleri tarımda kullanacağız.
Milletvekili- Görüyorum ki sabahleyin koca, koca öküzlerle tarlalara gidiyorsunuz. O öküz nasıl doyar, samanı nereden bulursunuz, yemi nereden bulursunuz? Böyle bir şey yok. Bak her yerde fare var. Fareleri besleyeceksiniz. Küçük küçük azalan tarlaları da bundan böyle fareyle süreceksiniz. Zaten arazi de fazla yok. Babadan oğula, oğuldan toruna derken arazi de kaldı bir karış.
Sağlık
Yüzbaşı- Evladım sen rahatsız gibi duruyorsun, neden yani?
Asker- Katır tepti komutanım.
Yüzbaşı- (Çavuş’a hitaben) Viziteye çıkarmadın mı?
Çavuş- Biz ona kurşun döktürdük komutanım.
Hava Durumu
Gazeteci- Sakaltaş’tan kabaran kara bulutla, İğdir Çamlığı’ndan kabaran ak bulut, Halilali Kulağı’nda çarpışmış, düşen yıldırım odundan dönmekte olan Kasabalı Hasan’ın cigarasına isabet etmiştir. Zararın 500.-TL civarında olduğu gelen haberler arasında.
Gazeteci- Dün yağan şiddetli yağmur sonucu, tarla sürmekte olan Aptilerin Şaban’ı ve sabanı sel sularına sürüklenmiştir. Bulanların Kaleboyu Mahallesi, Aptioğulları sokağındaki evine insanlık namına haber vermeleri rica olunur.
Gazeteci- İki gündür Karanlıkdere’yi etkisi altına alan yoğun sisin, Halil Aga’nın isteği üzerine Gökçayır, Tıngaç, Kocameşe, Cezveli istikametinden Cimbilli’yi aşması Bekleniyor.
Yiyecek-İçecek
Oyunda rol alan “Deveci”nin oyun içindeki konuşmasından, göç öncesine göre değişen beslenme alışkanlıklarından şikayeti ortaya çıkmaktadır:
Deveci- E bakma aga. Memlekette zabana kalkınca biz yirdik arı bokunan, camız kaymağını. Öğlenleyin bir tencere mamalıga, üstüne içer miydik yarımcığı lahana turşusu. Yuvardık böyle enseyi. Kıçımız sığmaz olduydu pıtpıtlara. Anadol’a geldik, yok. Fakir düştük. Yediğimiz içtiğimiz pelvan yağı. Ne ense kaldı, ne dalak.
Politika
Çevre kirliliği ve günlük yaşamla ilgili bölümlerde de belirtildiği üzere, milletvekillerinin bazı tutum ve davranışlarının ince bir dille eleştirilmesi durumu, oyunda sık sık karşımıza çıkmaktadır:
Milletvekili- Gönlü hoş, karnı boş, işi yolunda, sepeti kolunda Başmakçılı hemşehrilerim. Ben sizlerin dertlerinizi en iyi bilen adamım.
Arap- Seçim zamanı olması lazım herhalde.
Milletvekili- Kışın yollarımız kapanmakta, hastalarımız şehre götürülememektedir. Bunun için ne yapacağız? Çözüm basit. Şu köyün önünden geçen nehirde çok yakında vapur seferleri başlatacağız. Vatandaşa hizmet getireceğiz.
Arap- Vatandaşa hezimet edeceğiz.
Milletvekili- Artık bundan böyle avcılar av için dağa gitmeyecek, dağ dağ dolanmayacak. Ne olacak? Avı eve getireceğiz.
Milletvekili- Tarlayı eve getireceğiz. Çiftçi sobanın başında sıcacık çayını içerken, tarlada çiftini sürecek.
Milletvekili- Köyümüzde yumurta üretiliyor, hepsini satıyoruz. Neden? Yumurta yeme, içme alışkanlığı yok. Vatandaş bundan böyle kolay yumurta içsin diye bütün yumurtalara sap taktıracağız. Kulplu olacak böyle yumurtalar. Kulpundan tutup içeceksiniz.
Tarih
Köy Tarihi
Oyunda “Arap” ile “Deveci” arasında geçen konuşma sırasında, köyün tarihi ile ilgili bilgilere de rastlanmaktadır:
Deveci- Abe biz Deliorman’dan kalktık buraya geldik be.
Arap- Ne işiniz vardı be canım sizin burada?
Deveci- O yavurcuklar kovalamıştır bizi ordan. Gelmişik Anadolu’ya, İstanbul’a. İstemişik ordan birazıcık yer. Zaptetmiş anasını dinini manav. Tüneyecek bi yer bulamadık be aga.
Dünya Tarihi
Oyunun sonunda Arap, yakın geçmişte meydana gelen Körfez Savaşı çerçevesinde, bazı devlet adamlarının ve ülkelerin tutum ve davranışlarını yorumlayan bir konuşma yapmıştır. Oldukça uzun olan bu konuşma metninin bazı bölümleri aşağıda yer almıştır:
Arap-
Kuveyt Emiri El Cabir El Ahmet El Sabah
Baskına uğradı 2 Ağustos sabah.
Orta Doğu’da bir ülke onun adı Irak’tı
Dini imanı bir yana bıraktı.
Girdi Kuveyt’e dedi ya Allah
Burası bizim Babillilerindir size yallah
Emir dişini tırnağa takıp Kral Faysal’a attı postu
Çünkü yoktu başka hiçbir dostu
En yakın komşuları bile Bahreyn ve Katar
Menfaatleri için anasını bile satar
Suriye başkanı Hafız El Esat
Der ki benim işler çok kesat
Emir der sen zaten oldukça fesat
Emir bu sefer varır Mısır’a
Geçer üst köşeye oturur hasıra
Hüsnü Mubarek der bakma kusura
Ben gelemem arkandan sıra
Sonuç
Sayın Metin And’ın Anadolu Köy Seyirlik Oyunlarını kümeleme çalışmalarından yola çıkarak, örneğimizi oluşturan oyunda da bazı mesleklerin ( ki oyunda doktor, asker, gazeteci ve politikacı örnekleri), tarımsal faaliyetlerin, hayvan benzetmecelerinin (ki oyunda deve örneği) işlendiği görülmektedir. Diğer yandan anarşi, çevre kirliliği, politika ve tarih gibi konuların yanında, doğrudan köy yaşamıyla ilgili olan arazi sıkıntısı, sağlık, hava durumu, yiyecek-içecek gibi konuların da ağırlıklı olarak işlendikleri görülmektedir. Karşılıklı ve tek kişilik konuşmaların ağırlıklı olduğu oyunlarda göze çarpan bir başka özellik de, sık sık muhacir/yerli (manav) çekişmesinin gündeme getirilmesidir.
İletişim araçlarının yaygınlaşması sonucunda köy halkının dış dünyayla daha çok ilgilenmeye başlaması, büyük ölçüde bu tür oyunların konularına da yansımıştır. Bu durum, gün geçtikçe kaybolmakla birlikte, bazı yörelerimizde devam etmekte olan köy seyirlik oyunlarının, günlük yaşam ve olaylardan daha çok etkileneceğinin bir göstergesi olması bakımından önem taşımaktadır.
Yararlanılan Kaynaklar
Bibliyografya
AND, Metin: Geleneksel Türk Tiyatrosu.
İnkılap Kitabevi, İstanbul 1985, 576 S.
AND, Metin: Oyun ve Bügü.
Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 2002, 571 S.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Halk Kültürü İhtisas Arşivi:
GÖZÜKIZIL, Ömer: Burdur Halk Kültürü Alan Araştırması. (Köyün tarihçesi ile ilgili yazılı belge.) YB. 92. 0025
KARATAŞ, Aynur- Mücella KAHVECİ- Ömer GÖZÜKIZIL: Burdur Halk Kültürü Alan Araştırması. (Oyunla ilgili slayt ve fotoğraflar.) S. 91. 0167-0679, 0905-0918, 0972-0973, F. 91. 1521-1524
SANTUR, Alparslan: Burdur Halk Kültürü Alan Araştırması. (Oyunla ilgili video bant.) BVB. 92. 0187
ŞEREFLİ, Ahmet Şerif: Deliorman Türk Folklorundan Kurtarılanlar. (Nadir eser.) NE. 92. 0003
Not: Söz konusu makale Kültür Bakanlığı, eski adıyla Milli Folklor Araştırma Dairesi tarafından düzenlenen planlı halk kültürü alan araştırmaları çerçevesinde, Folklor Araştırmacıları Alparslan Santur, Mücella Kahveci, Aynur Karataş, Ömer Gözükızıl, Reşat Kesemen ve ulaşım görevlisi Metin Aydın’ın katılımıyla 02 Kasım 1991 tarihinde Burdur İli, Merkez İlçeye bağlı Başmakçı Köyünde gerçekleştirilen bir köy seyirlik oyunu ile ilgili derleme çalışmasından yararlanılarak hazırlanmıştır.
Aynı çalışma daha sonra 25-27 Aralık 2008 tarihleri arasında Motif Vakfı ve Yedi Tepe Üniversitesi işbirliğinde İstanbul’da düzenlenen “Geleneksel Tiyatro Sempozyumu” nda sözlü bildiri olarak sunulmuştur.
Ayrıca 04-06 Mart 2015 tarihleri arasında Burdur’da düzenlenen ve bir bildiriyle katıldığım “1. Teke Yöresi Sempozyumu” sırasında ilgili oyunlardan bazı fotoğrafları kapsayan “Etnofotografik Sergi” açılmıştır.
Bu arada, araştırmada yer alan ve 29 Nisan 1999 tarihinde kaybettiğimiz sevgili arkadaşımız Folklor Araştırmacısı Aynur Karataş’ı sevgiyle anıyorum.




