Halk Hekimliğinde Dinsel/Büyüsel Boyutuyla Deve
“Anadolu Halk Hekimliğinde Dinsel/Büyüsel Boyutuyla Deve (Etnolojik Bir Değerlendirme)
”
The Camel Religious/Magical Beliefs In The Anatolian Folk Medicine (Ethnological Evaluation)”
Özet
Anadolu halk hekimliğinin rasyonel görünümlü uygulamaları yanında, önemli bir bölümünü de, tedaviyle doğrudan ilgisi bulunmayan irrasyonel görünümlü uygulamalar oluşturmaktadır. Bu tür uygulamalar, özellikle geleneksel yörelerde halkın geleneksel düşünce yapısından kaynaklanmakta ve buna bağlı olarak ağırlıklı olarak büyüsel pratikler önemli rol oynamaktadır. Diğer yandan dini bazı dua, kurban ve sembollerin büyüyle birlikte kullanılması da sık rastlanmakta ve böylece bu tür irrasyonel pratikler dinsel/büyüsel bir görünüme bürünmektedirler.
İslamiyetle özdeşleşen devenin, halk hekimliği uygulamalarında öncelikle bu (dini) özelliği ön plana çıkmakla beraber, özellikle sempatik büyünün taklit ve temas ilkeleri ile birlikte tedavi sağlanmaya çalışılmaktadır:
Çeşitli hastalıklarda şifa amacıyla devenin altından geçilmesi örneğinde temas büyüsü işletilmeye, böylece doğrudan devenin kendisinden yararlanılmaya çalışılmaktadır.
Bazı hastalıklarda ise devenin eti, dili, yünü, ağzından çıkan köpüğü kullanılarak, yine büyünün temas ve taklit ilkeleri işletilmeye çalışılmaktadır.
Konuşamayan çocuklara deve çanından su içirilmesi örneğinde, deveyle ilgili bir aksesuarın da tedavide kullanımı söz konusu olup, burada da gücünü deveden aldığına inanılan çan yardımıyla, yine büyünün temas ilkesi işletilmeye çalışılmaktadır.
Doğum geleneklerinde devenin fiziki özelliklerinin yeni doğan çocuğu olumsuz yönde etkileyebileceği endişesi, pasif büyüsel işlemler çerçevesinde çeşitli kaçınmaları gündeme getirmektedir.
Söz konusu uygulamalar, Anadolu Halk Hekimliğinde devenin bir yönüyle genellikle dinsel/büyüsel, diğer yönüyle, daha az olmakla birlikte, büyüsel pratiklerle birlikte kullanımını ifade etmektedir.
Anahtar Kelimeler: Halk Hekimliği, Deve, Dinsel/Büyüsel Pratikler.
Abstract
Besides looking rational application of Anatolian Folk Medicine, it is also an important part constitutes irrational looking applications which are not related directly to treatment. Such applications are especially popular due to the region’s traditional thinking in the traditional and magical practices mainly accordingly plays an important role. On the other hand some religious prayers, for use with the victims and symbols of magic is common and so this kind of irrational religious/magical practices are wrapped in appearance.
The camel is identified with Islam, primarily in folk medicine practice this (religious) but features come to the fore, especially in imitation of sympathetic magic and is intended to provide treatment with contact principles.
The move came under the spell of contact for the purpose of healing various diseases to be operated, for example, so you are trying to benefit from it directly camel.
In some diseases camel meat, tongue, wool, using the foam coming out of his mouth, still it is trying to run the spell of contact and imitate principles.
To talk to children camel bells water to drink to, for example, an accessory on camel also is the use of such treatment, where power with the help believed bell he received from the camel, still are trying to run the magic touch policy.
Newborn child concern that adversely affect the physical properties of the camel in the tradition of birth, raises avoid liability under a variety of magical operations.
These applications, often with one aspect of the camel in the Anatolian Folk Medicine religious/magical, the other direction, although less is, refers to the use with magical practice.
Key Words: Folk Medicine, The Camel, Religious/Magical Beliefs.
Giriş
Anadolu Halk Hekimliğinin rasyonel görünümlü uygulamaları yanında, önemli bir bölümünü de, tedaviyle doğrudan ilgisi bulunmayan irrasyonel görünümlü uygulamalar oluşturmaktadır. Bu tür uygulamalar, özellikle geleneksel yörelerde halkın geleneksel düşünce yapısından kaynaklanmakta ve buna bağlı olarak ağırlıklı olarak büyüsel pratikler önemli rol oynamaktadır. Diğer yandan dini bazı dua, kurban ve sembollerin büyüyle birlikte kullanılması da sık rastlanmakta ve böylece bu tür irrasyonel pratikler dinsel/büyüsel bir görünüme bürünmektedirler.
Anadolu Halk Hekimliğinin önemli bir bölümünü oluşturan büyüsel uygulamaların temelini geleneksel düşünce sistemi oluşturmaktadır. Bu düşüncede tesadüflere ve benzerliklere büyük önem verilmekte, konumuzu oluşturan uygulamaların çıkış nedenleri, görünümler ve söz konusu durumlarla bağlantılı olduğuna inanılan olaylar bu düşünce ile değerlendirilmekte ve genel olarak, olumsuz olarak nitelendirilen bazı unsurların vücuda giren bir takım kötü ruhlardan kaynaklandığı, dolayısıyla öncelikle bu kötü ruhların kovulması gerektiği inancı ile büyüsel işlemler devreye girmektedir.
Konuyu biraz daha açacak olursak, bu tür uygulamalar çerçevesinde, sempatik büyü ile ilgili olarak olumsuz sayılan bir durumun benzer yollarla taklit edilerek olumluya dönüştürülmesine dayanan taklit (analoji, homeopatik maji) büyüsü ile “Parça bütüne aittir.” ilkesine göre çalışan ve bütünden ayrılan parçaların, bütünü etkilemeye devam etmesi inancına dayanan temas büyüsü (kontajiyöz maji) işlemleri gerçekleştirilmektedir.
Ayrıca olumsuzlukların adı ile bağlantılı ad büyüsü, halk arasında uğurlu veya uğursuz sayılan sayıların tekrarına dayanan sayı büyüsü, bazı renklerin de büyüsel güçlerle yüklü olduğu inancına dayalı renk büyüsü ve olumsuz bir durumu, zıttı bir uygulamayla olumluya dönüştürmeye yönelik allopatik büyüsü yine bu tür büyüsel işlemleri oluşturmaktadır.
Büyüsel uygulamaların zaman zaman dini içerikli sembol, yazı ve dualarla birlikte kullanılarak, dinsel/büyüsel bir görünüme büründükleri de sık rastlanan bir durumdur.
Toplumun iyiliğine yönelik özellikle hastalık ve geçiş dönemlerinde karşımıza çıkan büyüsel işlemler aynı zamanda ak büyü (pozitif maji) olarak da adlandırılmakta ve burada dini değerlerden de yararlanılmaya çalışılmaktadır. Bu büyünün zıddı yani insanın zararına işleyen büyüsel uygulamalar ise kara büyü (negatif maji) olarak adlandırılmaktadır.
Zararlı etkenleri uzaklaştırmaya yönelik büyüsel işlemler aynı zamanda pasif büyü olarak değerlendirilmektedir.
Konunun Deve İle İlgili Gelişimi
Anadolu Halk Hekimliğinde tedavide kullanılan çeşitli maddeler arasında hayvansal ürünler de bulunmakta olup, bunlardan birisi de devedir. Anadolu’da göçer veya yarı göçer toplulukların başlıca ulaşım aracı olarak öne çıkan, ancak zamanla önemini kaybeden devenin İslam dini ile özdeşleştirilmesi, deveyle ilgili halk hekimliği uygulamalarının önemli bir bölümünü kapsamaktadır.
Kur’an-ı Kerim’de deveyle ilgili olarak aşağıdaki ifadelere yer verilmektedir:
“Biz, kurbanlık deve ve sığırları da Allah’ın size verdiği dinin alametlerinden kıldık. Onlardan size hayır vardır. O halde onlar ayakta durup boğazlanırken üzerlerine Allah’ın adını anın. Yere düşüp canları çıktığı zaman da, ondan hem kendiniz yiyin, hem ihtiyacını gizleyen ve gizlemeyip dilenen fakirlere yedirin. O kurbanlıkları, şükredesiniz diye emrinize bağlı kıldık.”
Hz. Peygamber’in konuyla ilgili hadislerinden aktarılan bir rivayete göre de Cahiliye Arapları döneminde Ukl kabilesinden sekiz kişi Peygamber’le İslam üzerine konuşmaya gelirler. Ancak Medine’nin havasından hastalanırlar. Bunun üzerine Peygamber onları çobanı ile birlikte develerin yanına gönderip, idrarlarını ve sütlerini içmelerini buyurur. Develerin idrar ve sütlerini içen adamlar iyileşirler. Buna karşılık çobanı işkence edip öldürdükten sonra, develeri de salarlar. Haber Peygamber’e ulaşınca hemen adamlarını gönderip onları yakalatır ve geri getirtir. Adamların el ve ayakları kesilip, gözlerine mil çekildikten sonra güneşe ve ölüme terk edilirler.
Buna rağmen başka hadislerdeki ifadeler, yukarıdaki ifadeyle çakışmaktadır. Sonuçta Peygamber’in sadece deve sütü ile tedaviyi sünnet kabul ettiği belirtilmekte, deve idrarıyla tedaviyi ise Ukl kabilesindeki sekiz kişi için önerdiği belirtilmekte ve “Allah ümmetimin hastalıklarının şifasını haram olan şeylerde kılmamıştır.” hadisi ile konuya açıklık getirdiği aktarılmaktadır.
Diğer yandan bir takım büyüsel uygulamalar, devenin söz konusu özelliğine eşlik etmektedir.
Anadolu Halk Hekimliğinde Deveyle İlgili Bazı Uygulamalar
Doğrudan Devenin yer Aldığı Uygulamalar
a-Devenin altından geçen kişinin ömrünün uzun olacağına inanılır. (Tekirdağ)
b-Çocuğu olmayan kadın, dişi bir devenin karnının altından üç kere geçirilir. (Alanya)
c-Çocuğu olmayan kadın üç kere devenin altından geçtikten sonra deveden aldığı bir miktar tüyü koynunda saklar. (Sivas)
d-Hamile kadının devenin altından geçmesi durumunda çocuğunun kuvvetli olacağına inanılır. (Diyarbakır)
e-Doğumu geciken kadınlar (bodlayacak) hamile bir devenin altından geçirilir. (Alanya)
f-Aydaş çocuk üç kere devenin altından geçirilir. Çocuğu geçiren şahıs dua okur. (Alanya)
g-Aydaş olan çocuk bir devenin üstüne oturtulup, başına üç kere su dökülür ve üzerindeki elbise çıkartılıp, yeni elbise giydirilir. (Alanya)
h-Doğumun kolay geçmesi için gebe kadının karnına deve karnı altından geçirilen kuşak bağlanır. (Mersin)
i-Rüyasında deve satın alan veya eve getiren kişinin oğlu olacağına inanılır. (G. Antep)
Uygulamaların ortak yanı, devede var olduğuna inanılan kutsal (dini) güçten devenin altından geçerek (a, b, c, d, e, f), üstüne binerek (g) veya bir maddeyi devenin altından geçirip (h) ondan yararlanmaya yönelik, sempatik büyünün temas ilkesiyle ilgili pratiklerdir. Çocuğu olmayan kadının (b) dişi devenin; doğumu geciken kadının (e) hamile bir devenin altından geçirilmesi ile temas büyüsü ile birlikte sempatik büyünün taklit prensibi de işletilmeye çalışılmaktadır. Devede var olduğuna inanılan kutsal gücün onun tüyüne de bulaştığı inancı, (c) örneğinde devenin tüyünün de vücutta taşınmasına yol açmakta, dolayısıyla yine temas büyüsü işletilmeye çalışılmaktadır. Aydaş çocukla ilgili uygulamada (g) ayrıca suyun arındırıcı olduğuna inanılan özelliğinden yararlanma ile temas büyüsü ve hastalıkla ilişkilendirilen eski elbisenin çıkartılarak, iyileşmeyle özdeşleştirilen yeni bir elbisenin giydirilmesi ile taklit ve temas büyüleri işletilmeye çalışılmaktadır. Rüyada deve görülmesi örneğinde (i) özellikle geleneksel düşüncede genel kabul gören erkek çocukla, yine kutsal olarak değerlendirilen deve arasında sempatik bir bağ kurulmaktadır. Geleneksel kültürde bazı sayıların majik güçle yüklü oldukları ve pratiklerde tekrarının gerektiği düşüncesi, (b, c, f, g) örneklerinde (üç) sayısı ile yer almaktadır. Uygulamanın ardından dua (f) okunarak, söz konusu pratik dinsel/büyüsel bir görünüm kazanmaktadır.
Deve Ürünleriyle İlgili Uygulamalar
a-Çocuğu olmayan kadına Hac’dan getirilen deve eti yedirilir. (Sinop)
b-Deve eti yiyen kadının, kadın hastalığı olmayacağına inanılır. (Adana)
c-Konuşmakta zorluk çeken çocuğa deve dili yediriliyordu.
d-“Göze Misafir Gelmesi” olarak adlandırılan, göz bebeği üzerindeki beyaz lekeler için devenin ağzındaki köpük damlatılır.
e-Nezle olanın başına deve yünü sarılırdı. (Ankara)
f-Göç sırasında nazardan korunmak amacıyla bir parça deve yünü eren, evliya mezarlarına veya ağaçlara bağlanır. (Alanya)
g-Aydaş olan çocuk, üç yol ayrımına getirilip, altına deve kemiği konulduktan sonra başına üç defa su dökülür. (Alanya)
h-Kendisine nazar değmesini önlemek isteyen kişi üzerinde boz devenin tüyünü taşır. (Mersin)
i-Sarılıkta deve idrarı, sütü içirilir. Deve eti, yoğurdu yedirilir. (Sivas)
j-Altını ıslatan çocuğun sol kolu deve kılı ile bağlanır. (Samsun) Çocuğa deve dili yedirilir. (Manisa)
k-Baş ağrısında ısırgan otunun toprak üstü kısmı dövüldükten sonra deve dışkısı ile pişirilip, başa sarılır. (Alanya)
l-Yeni doğmuş olan bebeklerin omuzuna nazar değmesini önlemek amacı ile deve tüyü takılır. (Osmaniye)
m-Konuşması geciken çocuklara Mekke’den getirtilen deve eti yedirilir. (Manisa)
n-Sarılıkta deve idrarı doğrudan (Safranbolu, Tekirdağ) veya su ile karıştırılıp, tülbentten süzüldükten sonra sabah ve akşam hastaya içirilir. (İstanbul)
o-Sarılıkta devenin sütü ile idrarı karıştırılıp hastaya içirilir veya vücuduna sürülür. (Safranbolu)
p-Kekeme çocuklar için Hac’da kesilmiş deve kurbanının eti yedirilir. (İstanbul)
r-Alkoliklerin tedavisinde deve dilinin yararlı olacağına inanılır. (İstanbul)
Sempatik büyünün temas ilkesi, devenin herhangi bir ürününün kullanılması ile buradaki uygulamaların da temelini oluşturmaktadır. Ayrıntılara gelince;
Konuşmakta zorluk çeken çocuğa (c) özellikle devenin dili yedirilmeye çalışılarak, konuşma ile konuşma organı olan dil arasında sempatik bir bağ kurulmakta ve böylece aynı zamanda taklit büyüsü işletilmeye çalışılmaktadır. Altını ıslatan çocukla ilgili uygulamada (j) geleneksel düşüncede vücudun sol tarafıyla ilgili genel olumsuz tutuma bağlı olarak hastalıkla, sol kol arasında sempatik bir bağ kurularak, hastalıkla özdeşleştirilen sol kol, deve kılıyla bağlanarak iyileştirilmeye, dolayısıyla taklit büyüsü işletilmeye çalışılmaktadır. Isırgan otuyla ilgili uygulama (k) görünürde tedavide bitkinin yer alması ile rasyonel bir görünümde olmakla birlikte, deve dışkısının kullanımıyla birlikte, aslında hastalıkla veya tedaviyle ilgisi olmayan deve dışkısında da var olduğuna inanılan güçten yararlanmaya yönelik bir uygulamadır. Sarılık tedavisinde hastalığın fiziki görünümü ile sempatik bir bağ kurulan aynı renkteki idrarın kullanımı Anadolu Halk Hekimliğinde yaygın bir taklit büyüsü uygulamasıdır. Örneklerimizde (n, o) deve idrarı kullanılarak, uygulama güçlendirilmeye çalışılmıştır.
Deve Kuşamlarıyla İlgili Uygulamalar
a-Konuşamayan çocuklara deve çanından su içirilir.
b-Doğumu geciken kadınlara deve çanının içinden su içirilir. (Mersin)
c-Bir kadının çocuğu olmuyorsa evin dişi devesinin yuları, yörede “satılmış” olarak bilinen evliya mezarlarına götürülerek satılır. Daha sonra burada namaz kılınıp, dua edilir, mum yakılır, bir miktar para (arılık) bırakılır. Bu işlemlerden sonra yular eve getirilir. (Alanya)
Uygulamalar genel olarak devede var olduğuna inanılan kutsal gücün onun kuşamlarına da geçtiğine yönelik inanıştan kaynaklanmakta ve sempatik büyünün temas ilkesi devreye girmektedir. Çocuğu olmayan kadınla ilgili uygulamada (c) doğum ve dişi deve arasında sempatik bir bağ kurularak ayrıca taklit büyüsü de işletilmeye çalışılmaktadır.
Deve Benzeri Cisimlerle İlgili Uygulamalar
-Çocuk doğurup, doğuramayacağını anlamak isteyen kadın Deve Dede yatırına giderek salıncak kurar. Salıncağın içine orada bulunan deve biçimindeki taşı koyar. Salıncak kendi kendine sallanmaya başlarsa çocuk olacağına, sallanmazsa olmayacağına inanılır. (Balıkesir)
Uygulamada öncelikle bebekle, salıncak arasında sempatik bir bağ kurularak taklit büyüsü; uygulamaya, gücünü yatırdan aldığına inanılan deve figürü de eklenerek temas büyüsü işletilmeye çalışılmaktadır.
Deveyle İlgili Kaçınmalar
a-Gebe kadın yarık ve kalın dudaklı çocuk doğuracağı endişesiyle deveye bakamaz. (Zile, G. Antep, Bolu, Balıkesir)
b-Gebe kadının deve eti yemesi durumunda çocuğunun kalın dudaklı olacağına inanılır. (G. Antep)
c-Gebe kadının yüklü deve eti yemesi durumunda geç doğum yapacağına inanılır. (G. Antep)
d-Gebe kadının deve eti yerse çocuğunun kalın dudaklı, yüklü deve eti yerse geç doğum yapacağına inanılır.
Devenin fiziki özelliklerinden kaynaklanan bazı kaçınmalar da konunun diğer boyutunu oluşturmaktadır. Uygulamaların temelini yine sempatik büyünün taklit ve temas ilkeleri oluşturmaktadır. Geleneksel düşüncede, deveye bakmak, etinden yemek bir şekilde, doğacak olan çocuğun da etkilenmesine yol açmaktadır. Aynı durum gebe kadınla, gebeliği uzun süren yüklü deve eti arasında sempatik bir bağ kurulmasında da karşımıza çıkmakta ve kaçınmaya yol açmaktadır. Konu aynı zamanda pasif büyüsel işlemler olarak değerlendirilmelidir.
Sonuç
Anadolu Halk Hekimliği uygulamalarında hayvanların ve hayvansal ürünlerin önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu uygulamaların önemli bir bölümünü hastalıklarla ve hastalıkların tedavisiyle doğrudan ilgisi bulunmayan irrasyonel pratikler oluşturmaktadır. Deve için de aynı durum söz konusudur.
Devenin yer aldığı halk hekimliği pratiklerinde özellikle devenin yukarıda sözünü ettiğimiz dini özelliği ön plana çıkmaktadır. Genellikle temas ve taklit büyüleri başta olmak üzere sayı büyüleri devenin dini özelliğine eşlik etmekte ve bunların yardımıyla, devede var olduğuna inanılan kutsal güçten yararlanılmaya çalışılmaktadır.
Genel görünümüyle deveyle ilgili pratikleri dinsel/büyüsel uygulamalar olarak tarif etmemiz mümkündür.
Kaynakça
-ABALI, İ. (2011). Koçarlı Halk Kültürü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Adnan Menderes Üniversitesi, Aydın. Adnan Menderes Üniversitesi /Milas Kütüphane Otomasyon sistemi web sitesinden 21 Haziran 2016 tarihinde www.adumilas.adu.edu.tr adresinden erişildi.
-ACIPAYAMLI, O. (1974). Türkiye’de Doğumla İlgili Adet ve İnanmaların Etnolojik Etüdü, Ankara.
-AL, E., Doğum, Sinop İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü web sitesinden 21 Haziran 2016 tarihinde www.sinopkulturturizm.gov.tr adresinden erişildi.
-ALBAYRAK, A. (İ. Çapcıoğlu), Ehl-i Sünnet Geleneğine Bağlı Bir Orta Anadolu Köyünde Halk İnançları ve Uygulamaları, Dini Araştırmalar, Cilt: 8, S: 24, ss. 107-132. Açık Arşiv web sitesinden 21 Haziran 2016 tarihinde www.acikarsiv.ankara.edu.tr adresinden erişildi.
-ALTAN, S. (2000). Manisa Tıp Folkloru, İzmir.
-ARTUN, E., Tekirdağ’da Batıl İnanışlar, Türkoloji web sitesinden 22 Haziran 2016 tarihinde www.turkoloji.cu.edu.tr adresinden erişildi.
-BAYAT, A. H. (1992), “Anadolu Tıbbi Folklorunda Göz Hastalıkları”, IV. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi Bildirileri, IV. Cilt, 49. S. Ankara: Ofset Repromat Matb.
-BAYAT, A. H. (1987). “Halk Tıbbında Özellikle Anadolu’da Sarılık Hastalığı ve Tedavisi”, III. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, IV. Cilt, ss. 47-66 Ankara: Başbakanlık Basımevi.
-ÇELİK, A. (1995). İslam’ın Kabul veya Reddettiği Halk İnançları, İstanbul.
-ÇELİK, H. (1996). “Gaziantep ve Yöresinde Cinsiyet Belirlemek İçin Yapılan Uygulamalar”, Türk Halk Kültüründen Derlemeler 1994, 1996, ss. 29-34.
-ÇIBLAK, N. (2011), “Mersin’de Doğumla İlgili Adetlerin Halk Hekimliği Yönünden İncelenmesi”, Lokman Hekim Journal, 2011, 1 (3): ss. 1-12. Lokman Hekim web sitesinden, 22 Haziran 2016 tarihinde www.lokmanhekim.mersin.edu.tr adresinden erişildi.
-ERDOĞDU, Ş. (1999). Ankaram, Ankara.
-GÖNÜLLÜ, A. R. (1991), “ Alanya Halk Kültüründe Deve Motifi”, Türk Folkloru, 1991, Sayı: 93, ss. 20-23.
-GÖNÜLLÜ, A. R. (1996). “Alanya Folklorunda Halk Hekimliği”, Alanya Tarih ve Kültür Seminerleri, ss. 343-347, Alanya, Günizi Grafik.
-KALAFAT, Y. (1996). İslamiyet ve Türk Halk İnançları, Ankara.
-MOLLAİBRAHİMOĞLU, Ç. (2008). Anadolu Halk Kültüründe Hayvanlar Etrafında Oluşan İnanç ve Pratikler, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon.
-ÖGER, A., İçel Yöresinde Nazarla İlgili İnanış ve Uygulamalar, Adem Öger web sitesinden 22 Haziran 2016 tarihinde www.ademoger.com adresinden erişildi.
-ÖRNEK, S. V. (1981). Sivas ve Çevresinde Hayatın Çeşitli Safhalarıyla İlgili Batıl İnançların ve Büyüsel İşlemlerin Etnolojik Tetkiki, Ankara.
-ÖZGEN, Z. N. (2007). Adana (Merkez) Halk Hekimliği Araştırması, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Çukurova Üniversitesi, Adana.
-POLAT, H. H. (1995). Sivas Ulaş’ta Halk Hekimliği Uygulamaları, Ankara.
-RAHMAN, S., (S. Altan, S. Çam, H. Yüksel) (2013), “Manisa İli Karaağaçlı Beldesinde Çocuk Bakımına Yönelik Yöresel Uygulamalar”, Lokman Hekim Journal, 2013;3(1): ss. 15-33.
-SÜMBÜLLÜ, Y. Z. (2004), “Tıbbi ve Mistik Folklor Açısından Aş Erme”, A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı 23, 2004, ss. 133-143. A.Ü. Türkiyat Araştırmaları web sitesinden 21 Haziran 2016 tarihinde www.turkiyatjournal.com adresinden erişildi.
-TÜLÜCE, L. (2009). Osmaniye İli Merkez İlçeye Bağlı Köy ve Mahallelerde Halk Kültürü Araştırması, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Çukurova Üniversitesi, Adana.
__________________________
-23-25 Mayıs 2017 tarihleri arasında Ankara’da düzenlenen “6. Halk Kültürü Araştırma Sonuçları Sempozyumu” nda sözlü bildiri olarak sunulmuştur.
-Fotoğraf: KAV Arşivi




