(Şimdi limanın -Kuzu Limanı’nın- batı tarafında, kaşkaval gibi taşlar var. Onların hikayesi var işte, bir masalı var: “İhtiyar Kadının Peynir Kaşkavalları” diye; o şekilde geçiyor. Bize de o şekilde anlatıyorlardı.)

İhtiyar bir kadının, bin tane keçisi var, bin tane koyunu varmış. Hep peynir yapıyormuş. Kimseye vermezmiş. Cimri, çok cimri. Ve üstüste koyuyormuş o orda, kaşkaval peynirlerini. Ama kimseye vermediği için, çok acımasız bi kadın olduğu için diyor… Bir 25 Mart gününde, korkunc bir fırtına, korkunc bir soğuk! Don yapmış ve bütün koyunları, kendisiyle beraber ve onun istiflediği peynirler de üstüste kalıp şeklinde iken, taşlaşmış. (O şekil.) Görüyorsunuz: Yuvarlak, yuvarlak; üstüste, üstüste, üstüste… (Tabii onlar kaya parçası. Deniz şey ediyo onları; rüzgar deliyo onları. Ve o şekilde. Ama çok entresan.)

Yorgo ZARBOZAN, 62, Tepeköy, üniversite, evli

Gökçeada – Tepeköy (25.05.2001)

(Visited 281 times, 1 visits today)