Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde, deve berber iken pire tellal iken, zamanın birinde, bir adamın üç tane oğlu varmış, sonunda bi de kızı doğmuş.
Adamın dört tane öküzü varmış, iki çift. O bebe biraz öyle yürümeye başlayınca, bi sabah giderler bakarlar, öküzün bir bacağı yok .Demişler ne yedi bunu yav, bakalım bekleyelim. O kız çocuğunu da babası hep kucağında tutarmış, bi tane ya, sevgili.
Kız;
-Baba, benim çişim geldi,demiş
Gitmiş hemen gene yemiş öküzün öbür bacağını, gene gelmiş. Bu sefer başlamışlar gece nöbet tutmaya, sözde canavar gelir. Beklerler beklerler yok. Teker teker öküzleri bitirmiş. Derken gelmiş o üçüncü çocuğa nöbet sırası.
-Ben, demiş hiç uyumayacam ama bunu yakalaycam. Beklemiş, beklemiş sabaha karşı o bebe uyanmış gitmiş kakasını yapmış, gelmiş yemiş öküzün bir ayağını, gitmiş. Adam pusuda hiç ses etmemiş. Gene babası böyle sallarmış onu. Demiş;
-Baba bu, demiş.
-Hadi ordan, demiş bu kadarcık bebek koca öküzü nasıl yer, demiş.
-Baba canavar bu.
-Defol git demiş, seni gözüm görmesin.
Kovmuş babası. Almış başını gider.
Gider ormanın bi yerine bi dağ kenarına, bakar karga sürüsü konmuş, sürüyle gezer ya kargalar. Demiş, şu kargalar hepsi bir koyun olsa, demiş. Hemen kargalar koyun olmuş, şu taş yığınları da bir mekân olsa, demiş. Hemen taş yığınları da kendiliğinden mekân olmuş. Koyunlara ağıl. Ondan sonra bi de kız kardeşi varmış onun herhalde daha büyük, o da onunla beraber gitmiş. Başlamışlar öyle hayat yaşamaya.
Bir gün bir Arnavut, bir göçebe gelir ordan geçer. Köye uğramış.
-İş ararım, demiş.
-Ee, sen bizim koyunları otlat o zaman, demiş.
-İyi,demiş.
Başlamış koyunları otlatmaya gide gele gide gele o babasından kaçan çocuk, koyunlara otlatırken bi gün gelmiş bir tavşan.
Demiş;
-Bu tavşan uğursuz sayılır, öldüreyim, demiş.
-Aman, demiş beni öldürme, sana bi yavru verecem.
-Peki, demiş
Bırakmış. Getirmiş bi yavru. Başka bir gün bi tilki gelir.
Demiş;
-Bu tilkiyi öldüreyim demiş, zararlı.
Tilkiyi öldürmek ister ama bu sefer tilki;
-Aman bana kıyma ben sana bir yavru veririm, demiş .
O da getirmiş bi yavru. Daha sonra kurt getirmiş,ayı getirmiş aslan getirmiş, kaplan getirmiş. Hepsinden birer yavru edinmiş. Ama böyle sürüye onlar bakarmış, çoban da gider peşlerine. Hiç yanından ayrılmazmış. Daha sonra o Arnavut’a âşık olmuş kız kardeşi. Başlamışlar konuşmaya. O kız kardeşi bir gün demiş abisine;
-Abi be, demiş,bu köpekleri bağla bi gün demiş, kalsınlar burda, ben demiş, yalnız canım sıkılır, demiş.
Bağlamış köpekleri. [Şimdi burda karıştı iş, akıl karıştı, arka arkaya gelir onlar, şaşırdın mı kaybolur gider, şimdi kafamda var bi şeyler de nasıl olduğunu bilmem] O kız abisini öldürtecek o Arnavut’a, onun için köpekleri evde bıraktırır. Yani beraber kaçmak için abisini öldürtecek. Abisinin köpekleri nereye gitse yakalar, onun için köpekleri mecbur etmek için. Abisi gider, ondan sonra öyle diyelim Arnavut’la kaçar kız. Adam gelir akşamüstü köpekler bağırır, ne kız var ne Arnavut. Köpekler düşer peşine yakalar onu, ikisini de yakalar, tekrar geri getirir. Mademki evlenmek istersiniz der, evlenin. Ama gene illa onu istemezler, abisini istemezler. Bu sefer, bi zehirli iğne uydurmuşlar, nasıl olmuşsa, abisinin yataklarını o yapar ya, onun yastığına o iğneyi koyar, abisi yatınca o iğne girer kulağının bi tarafına. Uyumuş kalmış. Sabahleyin onu getirmişler bir yere. Ama, köpeklere de hiç bakmazlar, o mahlukata. Bi gün demiş, onlar ya bizim abimize bi şey oldu ama yav ne olacak işte, yok yok biz gidelim alalım onu . Koparır zincirleri hepsi giderler bulurlar .O tilki böyle araştırırken o iğne ilişmiş gözüne, görmüş onu, çıkarmış iğneyi, adam canlanmış.
-Ne oldu bana demiş.
-Ya bilmem demiş, sen ölmüşsün, seni gömmüşler ,biz de iğneyi aradık bulduk dirildin.
-Hee, demiş demek ki bana bir komplo yaptılar, suikast. Gider bakar bunlar kendi zevkinde.
Demiş;
-Burdan öteye herkes başının çaresine baksın ,demiş.
-Hey Allah’ım, demiş, bu koyunlar gene eski haline dönsün, demiş.
-Gene karga olsun, mekan da yıkılsın taş yığını olsun Tekrar eski haline döner, ondan sonra o da demiş, ya gidelim evi bi ziyaret edelim bakalım, benim köyüm nasıl oldu ya, demiş. Köpekleri bırakmış orda, gitmiş o köye. Bi de bakar köyde bir sessizlik var. Hiç bi tarafta duman tütmez sadece onların ocak tüter, baca Ondan sonra hemen çıkmış kız, o büyük canavar olmuş, bütün köyü yemiş Ondan sonra bütün köyü yemiş, ne hayvan bıraktı ne insan.
Ondan sonra,o kuşkulanmış ama kız;
-Oo abi hoşgeldin nerde kaldın sen, ya iyi oldu geldiğin, yalnız kaldım köyde ben derken,
Abi,demiş;
-Sen acıkmışsındır, demiş, ben gideyim sana yemek hazırlayım. Gider tef var ya biz daire derdik eskiden,
-Sen bu daireyi tıngırdat ta eğlen canın sıkılmasın, demiş. Tıngırdatır, arada bir durur, bu abi hiç çalmazsın, dermiş. O canavar gidince bi sıçan çıkar delikten, ee arkadaş, demiş, sıçanları bile yedi demiş, bu. Sen demiş hiç durma burda, kaçmağa bak. Demiş o daireyi sana verdi kaçmayasın diye. Arka tarafta biley taşı var,o dişlerini biletir, demiş. Zate kızgın ona ya,bu canavar dediğim o zamandan kızgın. Demiş o seni mahsus kaçmayasın diye oyalama yaptırır. Ben, demiş idare ederim o daireyi sen kaç, demiş. O sıçan başlamış kuyruğuyla tınbır tınbır,abisi kaçar. Biraz öyle ses duyulmaz, ya abi neye çalmazsın çalsana, tıngırdat dermiş, daha hızlı o sıçan kuyruğuyla hareket yapar, adamı kurtarmaya bakar. Adam epey yol almış ama o da dişlerini biletmiş çıkmış dışarı, tam odaya girecek sıçan hemen kaçmış deliğine Aah, ben bileydim sorardım sana. Kokuyla düşer abisinin peşine. Epey yol almış ama çok kaçarmış o canavar. Abisi bi de bakar yetişmiş gelir. Eyvah demiş. Yarabbi bu beni de yiyecek ama şöyle ellerini yere vurmuş, on parmağımdan on kavak ağacı çıksa da belki kurtarırım kendimi, demiş. Hemen on tane kavak peyda olmuş orda. Bir tanesine tırmanmış.
Ondan sonra gelir bu,
-Ya abi der, neye kaçtın sen?
-Ya kardeşim der, canım sıkıldı onun için kaçtım.
-Ya in der, ya seni göreyim iki muhabbet edelim. İnemem, der, ben korkarım senden. Ya in bi şey yapmam sen benim abimsin İnmem. Kız başlar eşelemeye kavağın kökünü, tam kavak yıkılacak hemen öbürüne geçer, ilişir ona, öbürüne geçer, en son kavak kalmış. Artık çare yok, yiyecek.
-Ee, demiş kardeşim anlaşıldı sen beni yiyecen ama, ben demiş ,sana önce ezan okuyayım da ondan sonra ye beni, demiş.
-Peki, demiş sana müsaade. Durmuş, o aslan ,kaplan, tilki, cinco hepsinin böyle adını koymuş. Elini böyle yapmış da kulağına koymuş,
-Aslan,kaplan,cinco,kuç kuç kuuç, bağarmış. Tilki,eyvah demiş, abim çağırır. Ayı gene demiş,yav demiş,ben osurdum o koku gelmiştir, yellenmiş.
Bir daha bağarmış,
-Aslan,kaplan,cinco,kuç kuç kuuç,bağarır gene Gene demiş, tilki abim çağrır, ayı gene müdahale etmiş, yav demiş, ben yellendim onun için kokar, demiş .Bir daha bağarmış, ben demiş giderim, ister gelin ister gelmeyin, koparır zincirleri, düşmüşler yola. Ama, onların gelişi sanki tren gibi gelmişler, gürültüyle, toz duman.
Bi de bakar o canavar abi, demiş;
-Ya, ben korkarım bunlar beni yiyecek.
-Yok yok demiş, bi şey yapmaz onlar.
-Ya yapma abi, korkarım ben, söyle bunlara. Sonra kendi köpekleri de bakarmış, ne bakarsınız be, sade dişlerini bırakın bana demiş. Köpekler parçalamış bunu, sonra dişleri kalmış, o da almış keseri, dişleri vura vura teker teker hepsini kırmış. Kız kardeş gitti. Ondan sonra çıkar böyle kendi bildiğine, köpeklere der, artık benim hayatım bozuldu der, ben nereye gitcemi bilmem der, siz de herkes kendi cinsiyetine dönsün, demiş. Yok biz senden ayrılmayız derler. Peki, öyle rastgele bi tarafa giderler. Gide gide gelirler bir köye, köyün kenarında nasıl şimdi büyük depolar var,öyle bir depo varmış, orda gelinlik bir kız, böyle bekler.
O da padişahın kızıymış. Hem ağlarmış hem beklermiş Demiş,
-Sen ne burda hem ağlarsın hem beklersin .
Demiş,
-Bir canavar var, demiş,bir dev var bizim burda, suları, köyün sularını keser. Haftada bir kız yermiş ,ee sırayla olunca, sıra gelmiş padişahın kızına. Kızın canı kıymetli,hiç kız kalmamış yani, var da sıra ona da gelmiş. Onun için demiş, şimdi bir dev gelip beni yiyecek, suları salacak,demiş .
-Öyleyse,ben de burda kalayım o devi öldüreyim ,demiş.
-Aman abi, demiş sonra alışır iki kişi yemeğe, bu sefer başlaycak iki kişi yemeğe, sen kalma.
-Yok, demiş ben kalayım. Kalmış. Tam gelmiş o canavar, hemen köpeklere işaret etmiş, köpekler yakalamış onu, paramparça yapmış Kanlarla karışık sular gidermiş ondan sonra açılırmış sular, derken doldurur kız, çocuğa yalvarmış babam padişahtır, gel seni memnun eder
-Yok, demiş, ben kendi halime bir kişiyim, demiş .Zaten o kız kardeşi onu öyle aldatınca soğumuş herkesten. O da tanınsın diye, baş parmağını bulamış kana, adamın sırtına vurmuş. Kaybolmasın diye. Gitmiş eve.
Babası;
-Aman kızım niye geldin?
Baba,demiş;
-Bir yiğit geldi, o canavarı öldürdü artık su serbest.
-Ee, demiş git bul onu. Gider bulmağa ama adam gitmiş bi tarafa. Bu sefer bir çingene gider o kanlara bi yuvarlanır, ben öldürdüm, demiş o canavarı, demiş. İlanat verilir her tarafa, o zaman babalar karışırdı kızlara.
Kız demiş;
-Baba bu değildi.
Demiş;
-Canını kurtardı şimdi çingene diye inkâr edersin, demiş
-Ben seni verecem demiş, tamam bu öldürmüş. Değildi o baba, demiş ama sözünü geçirtememiş.
Başlar padişah düğünü, kırk gün kırk gece düğün sürer. O adam da duymuş, ilanat verirken, tellalar bağırırken,o köpekler möpekler ayrılmamış ya yanından, onlar da ilanatı duyunca, tilki demiş;
-Abi be bu düğünden biz de gidelim bi pay alalım.
-Ya,demiş kim tanır bizi.
-Ya,biz gidelim demiş,tavşanla tilki. Saklana saklana giderler gelini bulurlar. Tavşan hemen atlamış gelinin kucağına. Gelin de getirir babasına, baba demiş;
-Beni kurtaranlar bunlardı işte, demiş Siz bunları takip edin adamı size bulurlar, demiş. Ondan sonra padişah salar adamlarını tilkiyle tavşanın arkasına, adamı giderler bulurlar.
Ondan sonra olur padişahın damadı, bu iş de burda biter. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine…

Derleyen:
Aysun ÇOBANOĞLU
Yöresi:
İstanbul/Çatalca/Elbasan Köyü

Kaynak:
Çobanoğlu, Aysun (2002). “Bir Masal İncelemesi”, Türk Halk Kültürü Araştırmaları-1999, Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları.

(Visited 3.070 times, 1 visits today)