Bi tane kral varmış. Kralın üç tane kızı varmış. Kral, kızlarına bir gün bir soru sormuş; “Gızlarım beni ne kadar seviyosunuz?” demiş. Ölçüyomuş gızlarının sevgisini.

İşte büyük kızı; “Babacığım, seni dünyalar kadar seviyorum.” Üçüncü kızı; “Babacım dünyadaki denizler kadar seviyorum.” Küçük kıza soruyor, diyo ki; “Yavrum, kızım beni…?” Kızı düşünüyo, diyo ki; “Babacım, seni ben dünyadaki tuzlar kadar seviyorum.” diyor. “Vay, sen babamıza böyle söyledin.”, kışkırtıyolar işte. “Vay, beni tuz gadar sevdin.”, kızı atıyor saraydan. “Almayın, götürün, öldürün.” diyor. Gıyamıyolar tabii. Çok seviyolarmış, çok akıllı bir gızmış. Bu gidiyo, dileniyo her gün; ama sarayın önüne geliyo, babasına bakıyo. İşte başka yere gidiyor.

Saray muhafızlarının bi tanesi; “Seni öldürecekler.” diyor. Gidiyor, bi adamla tanışıyo. Gız çok akıllıymış. Gel zaman git zaman işte adam zengin oluyo. Gızlan evleniyo, zengin oluyo. Çocukları oluyo. “Bi istediğin var mı benden karıcım?” diyo. “Benim bi istediğim var. Filan ülkenin kralını yemeğe çağrıcaz; ama bi şartım var. Yemekleri ben yapcam, şeye tuz atmıycam, yemeklere. Sen de hiç seslenmiceksin. Kral geldiği vakit ben onun karşısına çıkmıycam. Dinliycem onu perde arkasından.” diyor. “Tamam, sen ne dersen.” diyo. Çok seviyomuş karısını.

Ondan sonra davet ediyolar. O da sevinerek geliyo. Yemekleri yapıyo, önüne goyuyo şimdi. “Nasıl, beğendin mi haşmetmeap?” diyolar. “Çok beğendim; ama bişiy sorcam size. Bu yemeklerde bi eksiklik var. Neden bu yemekler tuzsuz?” diyo. Öyle der demez kız çıkıyo. “Sevgili kralım, zamanın birinde, ülkenin birinde bi kral üç kızına sordu, onlar işte denizler kadar, dünyalar kadar… En küçük kızınız da tuz kadar seviyorum dedi diye ölüm fermanı çıkarttınız. Beni öldürmeye yeltendiniz.” diyor. Öyle diyince şöyle bakıyo; “Sen misin kızım?” diyor. “Evet babacım, benim.” diyor. “Beni affet yavrum.” diyor. “Tuzun ne kadar kıymetli olduğunu bana, insanların sevgisinin ölçülemiyceğni öğrettin bana.” diyor.

İşte birleşiyolar. Torunlarını seviyor, kızını alıyo, öbür ablaları özür diliyor. Mutlu bir hayat yaşıyorlar.

Masalı Anlatanın Adı ve Soyadı: Gülşen DERDİÇOK

Doğum Yeri ve Tarihi: Mardin, 1952

Öğrenim Durumu: Ortaokul mezunu

Masalı Kimden Dinlediği: Büyüklerinden

Mesleği: Ev hanımı

Masalın Derlenme Tarihi: 4 Eylül 2011

(Visited 995 times, 1 visits today)