• Sütü kesilen kadın, süt gelsin diye; çocukla beraber, ziyaretlere gider eski mezarlara gider.
  • Yeni doğum yapan kadın yalnız bırakılmaz, bırakılırsa kadının hasta olacağına inanılır.
  • Yeni doğan çocuğa kırk basacağına inanılır. Bu olaya: “kırkı düşmüş” derler.
  • İki kırklı kadın karşılaşmamaya dikkat eder. Karşılaşırlarsa birinin çocuğunun hasta olacağına inanırlar.
  • Kırklı kadın ve çocuk evde yalnız bırakılmaz. Bırakmak zorunda kalınırsa; bulundukları yere ekmek, Kuran ve demir konur.
  • Kırklı kadın basılmamak için kırk gün boynunda muska taşır.
  • Kırklı kadını kedi ya da köpek basmasın diye; kadın o kediye ve köpeğe bir parça ekmek atar.kırklı kadın ve çocuğu çiğ et basar.
  • Kırk gün dolduğu zaman makas, ve tarak konarak hazırlanan suyla çocuk kırklanır.
  • Kırk suyuna bir çivi bir lokmada ekmek atarlar ki cinler o suyun etrafına gelmesin.
  • Kırkama yapılmadığı zaman günah olacağına, kırkın üzerlerinde kalacaklarına, kadının ve çocuğun hasta olacağına, çocuğun sakat olacağına inanırlar.
  • Kırklama yapılırken “kırkımız gitsin, hastalık falan dağlara gitsin” denir.
  • Kırklı kadın ve çocuğun evinden ateş ve tuz verilmez.

Derleme Yeri : Adıyaman Merkez

Derleme Yılı : 2014

Kaynak Kişi : Asiye Tanlı – 64 Yaşında – Okur Yazar

(Visited 383 times, 1 visits today)