“M. Adil Özder’in Kültür ve Turizm Bakanlığı Arşiv Belgelerinde Yusufeli Halk Kültürü ile İlgili Notlar”

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, Halk Kültürünü Araştırma Dairesi Başkanlığı

Geleneksel kültür değerlerinin araştırılması, derlenmesi, arşivlenmesi ve yayımlanması amacıyla 1966 yılında Milli Folklor Enstitüsü adı ile çalışmalarına başlayan kurum, günümüze kadar geçen süreçte sırasıyla Milli Folklor Araştırma Dairesi, Halk Kültürünü Araştırma Dairesi, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü ve son olarak da Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesinde yer alan Halk Kültürünü Araştırma Dairesi Başkanlığı adı altında, söz konusu çalışmaları gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

Dairenin konuyla ilgili başlıca çalışmalarını, merkezde ve taşrada bulunan ve üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olan Folklor Araştırmacılarının katılımıyla, yurt genelinde planlı olarak sürdürülen alan araştırmaları oluşturmakta; bu araştırmalar sırasında halkla bire bir görüşmeler gerçekleştirilerek, görüşmeler kayıt edilmekte, ayrıca gerekli görüldüğünde fotoğraf ve video çekimleri gerçekleştirilmektedir. Bu araştırmalar sonucunda elde edilen doküman Genel Müdürlüğün Bilgi ve Belge Merkezi’nde muhafaza edilmekte, daha sonra yine Folklor Araştırmacıları tarafından değerlendirilerek bilim dünyasına sunulmaktadır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi (1)
“Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi, 1966 yılından günümüze kadar halk kültürü konusunda belge niteliği taşıyan (ses bandı, fotoğraf, slayt, belgesel video bant, yazılı belge, nadir eser, nota, plak, mikro film,belgesel film, etnografik eşya) malzemeleri; alan araştırması, satın alma, bağış ve diğer arşivlerden kopyalamak suretiyle “Halk Kültürü Arşivi Üst Değerlendirme Komisyonu” ve “Halk Kültürü Arşivi Satın Alma Komisyonu” kararlarından geçirilerek giriş tarih sayısına göre demirbaş kayıtları tutulup belge özelliklerine göre uygun şartlarda korunarak gelecek nesillere aktarılmak üzere arşivlenir ve halk kültürü alanında çalışmak isteyen bilim adamı, uzman, araştırmacı, yüksekokul öğrencileri, kurum ve kuruşlara bilimsel hizmet verir. Tüm Türkiye’de ve ayrıca yurt dışında, Halkbilimi alanına giren gelenek, görenek ve inançlar, el sanatları, giyim-kuşam adetleri, halk mutfağı, halk müziği, halk oyunları, halk tiyatrosu, halk edebiyatı ve halk ozanlığı geleneği gibi konularda görsel, işitsel ve yazılı belgelerle hizmet vermektedir.
Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi’nde;
Ses Bandı : 6884
CD: 41
Etnografik Eşya: 7355
Fotoğraf: 29520
MD: 353
Nota: 3006
Nadir Eser: 1131
Plak: 348
Slayt: 79305
Belgesel Video Bant: 1266
Yazılı Belge: 5274

Toplam: 134483 eser bulunmaktadır.”
M. Adil Özder’in Kısa Biyografisi (2)

27 Nisan 1907 tarihinde Artvin Yusufeli ilçesinin Demirkent bucak merkezinde doğmuştur. Babası Hafız Mehmet Razi, annesi Fatma Hanım’dı. İlk öğreniminin 1916-1920 yıllarını kapsayan dört yılını Çorum’un Sungurlu ilçesinde, iki yıllık dönemini de Yusufeli Merkez Numune Mektebi’nde tamamlar. Daha sonra 1928 yılında Erzurum Erkek Muallim Mektebi’ni bitirerek, ilkokul öğretmeni olmaya hak kazanır.

Bu tarihten itibaren, emekli oluncaya kadar aşağıdaki görevlerde bulunur:

– Çanakkale Bayramiç ilçesi Zaferi Milli Mektebi öğretmenliği. (1928-1929)
– Artvin Borçka ilçesi Macahel Okulu öğretmenliği. (1930)
– Artvin Yusufeli ilçesi Zor Köyü öğretmenliği. (1930-1931)
– Yedek subay olarak askerlik hizmeti. (1931-1932)
– Artvin Borçka ilçesi Maarif Memurluğu. (1932-1936)
– Artvin Şavşat ilçesi Maarif Memurluğu. ( İkinci yedek subaylık) (1936-1943)
– Artvin Şavşat ilçesi Merkez Okulu öğretmenliği. (1944-1948)
– Artvin Merkez Gazi İlkokulu öğretmenliği ve müdürlüğü. (1948-1952)
– Bursa Merkez 11 Eylül İlkokulu öğretmenliği. (1952-1965)
– Ankara Altındağ ilçesi Saray Köyü İlkokulu öğretmenliği, Altındağ İlköğretim Müdürlüğünde görevli. (1965-1967)
– Milli Eğitim Bakanlığı Milli Folklor Enstitüsü Müdürlüğü uzmanlığı, Ankara Mimar Kemal İlkokulunda ek görevli. (1967-1971)
– Ankara Altındağ ilçesi Saray Köyü Öğretmenliği kadrosu ile Aktaş Yetiştirme Yurdunda görevli. (1971)
– Kendi isteğiyle emekli. (04 Ağustos 1971)

M. Adil Özder, Milli Folklor Enstitüsündeki görevi sırasında bu Enstitünün çalışmalarına büyük katkılarda bulunmuş, emekliye ayrıldıktan sonra da Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan “Türkiye Yazmaları Toplu Kataloğu Projesi” nde yer almıştır. Ayrıca Folklor Araştırmaları Kurumu ve Ziya Gökalp Derneği üyesi olarak da etkin çalışmalarda bulunmuştur.
Arapça ve Farsça okur yazar olan ve biraz Fransızcanın yanında, Osmanlıcayı çok iyi bilen M. Adil Özder, evli ve üç çocuk babası iken 11 Kasım 1987 tarihinde Ankara’da vefat etmiştir.

M. Adil Özder’in Yusufeli ile İlgili Yayınlarından Örnekler (2)

Yayımlanan Kitapları

– Yusufelili Muhibbi Hayatı ve Deyişleri.
Kars İl Basımevi 1940, 46 S.

– Ölümünün 100. Yılında Yusufelili Aşık Muhibbi ve Mevlid-i Şerif.
Ankara 1968, Gökalp Müessesesi Matbaası, 31 S.

Yayıma Hazır Kitapları

– Yusufelili Aşık Huzuri I. Hayatı ve Heceli Şiirlerinin Tamamı.
(1965 yılında 213 sayfa daktilo yazısı ile ciltli bir kopyası o zamanki adıyla Milli Folklor Araştırma Dairesi Arşivine armağan edilmiştir. Arşiv Yer No: N.E. 71. 0001)

– Yusufelili Aşık Huzuri II.
(Aruzlu şiirlerinin tamamı, bazı mektupları, resimleri 1958 yılında 300 sayfa daktilo yazısı ile ciltli bir kopyası o zamanki adıyla Milli Folklor Araştırma Dairesi Arşivine armağan edilmiştir. Arşiv Yer No: N.E. 67. 0001)

– Yusufelili Azmi’den Deyişler.
1972’de 100 sayfa daktilo yazısı ile tek kopya ciltli olarak kendi arşivinde bulunmaktadır.

– Yusufelili Aşık Fahri (Ali Karabulut)
1975 yılında vefat eden aşığın hayatı ve deyişlerinin yer aldığı ve 1972 yılında 184 sayfa daktilo yazısı ile bir kopyası yazarın arşivinde bulunmaktadır.

– Cumhuriyetin 50. Yılında Yusufeli.
1973 yılında 42 sayfa daktilo yazısı ile bastırılmak üzere Yusufeli Kaymakamlığına verilmiştir.

– Yusufelili Aşık Mahiri ile İranlı Mahtaban Hikayesi.
Yusufelili Aşık Fahri’den derlenen eski yazılı metnin bir kopyası Ankara Milli Kütüphane’de bulunmaktadır.

Yayımlanan Makaleleri

– Yusufelili Aşık Muhibbi.
Çoruh, Sayı: 4, Temmuz 1938

– Yusufelili Muhibbi.
Doğuş, Sayı: 8/49, 1940; Sayı: 9/50, 1940

– Yusufelili Aşık Şamili.
Doğuş, Sayı: 10/51, Mart 1940

– Yusufelili Huzuri.
Bizim Çoruh, Sayı:1, Nisan 1950

– Ölümünün Dördüncü Yılında Şair Huzuri (I, II, III)
Türk Folklor Araştırmaları, Sayı: 74, 76, 82

– Mezarının Yapılması Üzerine: Huzuri.
Hür Çoruh, Ocak 1957 (15, 16, 17, 18. nüshalar)
– Yusufelili Aşık Keşfi. (Huzuri’nin babası)
Türk Folklor Araştırmaları, Sayı: 107, 115, 126

– Muhibbi-Sümmani Münasebeti Hakkında.
Halk Gazetesi, 24, 27 Kasım 1942, No: 1026, 1027

– Yusufeli Folkloru: Doğum ve Çocuk Üstüne İnançlar.
Türk Folklor Araştırmaları, Sayı: 213, 214, 215, 216
– Yusufeli’den Bir Masal: Tepegözler.
Türk Folklor Araştırmaları, Sayı 230, Eylül 1968

– Muhibbi ve Şamili Hakkında Yeni Bilgiler.
Tarla, Sayı: 40, Ağustos 1969

– Aşık Huzuri ve “Ters Öğüt Destanı”.
Tarla, Sayı: 41, Eylül 1969

– Aşıklar Yatağı Bir Köy ve Yetiştirdiği 14 Ozan (Yusufeli’nin Zor/Esenyaka Köyü)
Çıra Gazetesi, Sayı 4, 5, 6, 1972

– Devlet, Millet, Yurt Sevgisi ve Bir Şairimiz. (Yusufelili Huzuri)
Yeşil Artvin, Sayı: 5, Mart 1973

– Yusufelili Huzuri (Biyografisi ve bazı deyişlerinden seçmeler.)
Gündem Gazetesi (Ankara), 21.05.1976, Folklor Sayfası: 4

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, Bilgi ve Belge Merkezinde Bulunan ve M. Adil Özder Tarafından Teslim Edilen Yusufeli Halk Kültürü ile İlgili Belgeler

Nadir Eser

NE. 1967.0001 (Yusufelili Huzuri Aruzlu Şiirleri)

1886 Yusufeli Zor Köyünde doğdu.
1894 Zor Köyünde medreseye verildi.
1951 Zor Köyünde vefatı.

Not: Huzuri hakkında 42 adet bibliyografya yer alıyor. Huzuri’nin resimleri var. Huzuri’nin mektuplarından örnekler var. Toplam 313 adet gazel yer alıyor. Ayrıca 6 adet müstezad tarzı yazılmış şiir, 8 adet terkib-i bendler, 3 adet methiyeler, 28 adet musammat yer almaktadır. Bunların dışında 9 tane tarihler (Ebc-ed Hesabı), 9 adet Hicviye, 3 adet Divanlar ve aruzlu eserler, en sonda da lügatlar bulunmakta olup toplam 223 sayfadır.

Şiirlerinden kısaltılmış örnekler:

Gazel

“Ey gonca dehanım ben-i nalanı unutma
Aşıkınla hazin hasta-i hicranı unutma

Estikte saba zülfünü ettikte perişan
Sal hatırana hal-i perişanı unutma.”

Müstezat

“Bir şuh-i zarif bezmimize saldı ziyalar
Erkab-i edebden
Bahş olsa no’ola gönlümüze zevk u safalar
Ol ali-nesebden
Sordum nesebi Çerkes imiş kendi mülazim
Ta’rif ne lazım.”

NE. 1971.0001 (Şair ve Aşık Yusufelili Huzuri)

Bibliyografya.
Huzuri adına yayımlanmış kitap ve risaleler.
Adından, hayatı ve eserlerinden bahseden kitap.
Ölümünden önceki dergi ve gazeteler.
Ölümünden sonra dergi ve gazetede çıkan yazılar.

NE. 1971 0002 (Artvinli Şairler)

Aşağıdaki aşıkların hayat hikayeleri ile eserlerinden örnekler yer almakta olup, burada bazı aşıkların özellikle mahlaslarının yer aldığı dörtlükler örnek olarak verilmiştir:

– Ali Riza: 1855-1916, Utav (Bostancılar) Köyü.
Şiirleri kayıptır.

– Aşık Dehani: -, Zemevan (Demirdöven) Köyü.
Deyişleri ve yaşantısı hakkında bilgiye ulaşılamamıştır.

– Aşık Devrani: 1865-1915, Pamukçular (Okhur) Köyü.
Asıl adı Mirza’dır. Çevrede çok beğenilen bir aşık olduğu söylenmektedir.

– Aşık Esma Han: -, Erkinis (Demirkent) Köyü.
Aşık Muhibbi’nin ilk eşidir.

“Esmahan döküyor gözünden abı
Mevlaya emanet yiğitler hubu
İmdaden yetişsin Hızır-ı nebi
Umarım bir işen keder gelmesin.”

– Aşık Esma Sultan: –
Barhallı Aşık Ummani’nin kızıdır.Hayatı ve deyişleriyle ilgili fazla bilgi yoktur.

– Aşık Fahri: 1913-, Esenyaka (Zor) Köyü.
18 yaşlarında aşıklığa başlamıştır. Geçimini inşaat müteahhitliği yaparak sağlıyordu.

“Ey Fahri dostınan düşmanın tanı
Acep neye varır dünyanın sonu
N’oldu padişahlar, sultanlar hani
Karıştı toprağa kül oldu gitti.”

– Aşık Hulusi: -, Kiskim (Alanbaşı) Köyü.
Asıl adı İbrahim olup, saz şairidir.

– Aşık İzhari: 1918-, Esenyaka (Zor) Köyü.
Asıl adı Mehmet’tir.

“İzhari kimsenin aybına gülme
Sen temiz ol elin lekesin silme
Ne gelse karşına kimseden bilme
İyiyi, kötüyü kader getirir.”

– Aşık İzni: 1856-1928, Esenyaka (Zor) Köyü.
Asıl adı Mustafa’dır. Tahsili olmayıp, okur-yazar bir saz şairiydi. En güzel deyişlerini sazı ile irticai olarak yapardı.

“Ben İzni’yim şikest oldu camımız
Bilmem nasıl olur serencamımız
Halk içinde söylenirken namımız
Şimdi gören hublar dayı diyorlar.”

– Aşık Mahiri: 1859-?, İnanlı (İphan) Köyü.
Asıl adı Osman’dır. On altı yaşlarında aşıklığa başlamış, altı yıl İran’da bulunmuştur.

– Aşık Meftuni: XIX. Yy, Pamukçular (Ohur) Köyü.
Bir demirci ustası olduğu ve güzel deyişleri bulunduğu belirtilmiştir.

– Aşık Mehmet: 1795-1875, Zor (Esenyaka) Köyü.
1828 Ahıska savaşına Milis Yüzbaşı rütbesi ile katılmış, savaşta başarılı olduğu için kırk at yükü ganimetle köyüne dönmüştür. Atılgan, deli dolu karakterinden dolayı köyünde “Deli Yüzbaşı” lakabı ile tanınmıştır. Ayrıca ailesi, “Yüzbaşıgil” olarak da tanınmıştır.

– Aşık Mihmani: XIX. Yy, Yağcılar (Uşkum) Köyü.
Asıl adı Osman olup, bir saz şairidir.

– Aşık Muhibbi: 1823-1868, Demirkent (Erkinis) Bucağı.
Asıl adı Kaya Salih’tir. Demircilik ve çiftçilik yapmıştır.

“Ey felek sen ile emr-i şer’im var
Şamil kardeşimi nettin ey felek
Arzulayıp sılasına gelirken
Bend ettin ayağın tuttun ey felek

Aşıklar içinde pehlivan idi
Emsali bulunmaz bir irfan idi
Haddi kenarı yok bir umman idi
Kara topraklara kattın ey felek

Muhibbi dünyadan göçtü Şamili
Ecel şerbetini içti Şamili
Ruhu revan olup uçtu Şamili
Netice murada yettin ey felek” (*)

– Aşık Özeri: 1938-, Esenyaka (Zor) Köyü.
Asıl adı Ahmet’tir. Zor köyünün yetiştirdiği son kuşak şairlerdendir.

“Özeri viranda baykuşlar öter
Almış kucağında arslanlar yatar
Ahret biletini Azrail satar
Her tarafta var gişesi dünyanın.”

_______________
* Arkadaşı Hodlu Şamili’nin ölümü üzerine söylediği ağıt.
– Aşık Pervani: 1931-, Okar (Havuzlu) Köyü.
Asıl adı İsmail’dir.

“Aşıklara böyle devran olursa
Günden güne hali noksan olursa
Bir kula yardımcı Subhan olursa
Bu Pervani asla dara düşer mi.”

– Aşık Ummani: -, Demirkent (Erkinis) Bucağı.
Deyişlerinden örnekler bulunamamıştır.

– Aşık Yarımi: Zor (Esenyaka) Köyü

– Aşık Zuhuri: 1887-1949, Zor (Esenyaka) Köyü.
Asıl adı Tevfik’tir. Türlü işlerle uğraşmış, sıkıntılı bir hayat sürmüş ve bunları destanlarına yansıtmıştır:

“Zuhuri bir ateş düştü beynime
Gelmez idi bu hayaller aynıma
Dedim çabuk yetiş dola boynuma
Yetiş imdadıma o beyaz kollar.”

Not: M. Adil Özder’in elinde aşığa ait 10 koşma, 2 semai/koşma, 13 destan, 9 gazel, birer tane de müstezat ve dörtlü (murabba) bulunmaktadır.

– Barhallı Aşık Ummani: -, Barhal (Altıparmak) Köyü.

– Delikara: -, Demirkent Bucağı.
Asıl adı Mustafa’dır.

“Delikara bunu adada söyler
Çeper çeper oldu gidecek yollar
Korkam nazlı yara tokuşur eller
Mevlam beni Erkinis’e kavuştur.”

– Halil Zahiri: 1905-, Demirkent (Erkinis) Bucağı.
Yazar kendisi ile 1967 yılında karşılaşmıştır.

“Ben cahilim henüz onbeştir yaşım
Gece gündüz niyaz etmektir işim
Askere gitmiştir çifte kardeşim
Ya ben ağlamayım kimler ağlasın
Bu garip gönlümü dağlar eğlesin.”

– Hayali: XIX. Yy, Hars (Hers) Köyü.
Köyünde ve çevresinde Katip Hüseyin Efendi olarak tanınmıştır. El yazısı ile bıraktığı iki cönkte kendi şiirleriyle birlikte, çağdaş hemşehri şairlerin deyişlerinden de örnekler vermiştir.

– Huzuri: 1886-1951, Esenyaka (Zor) Köyü.
Hayatı, gezileri ve karşılaştığı şairlerle ilgili çok sayıda yayın mevcuttur.

“Huzuri dertlidir sadık yar’ina
Dertsizlerin ağyarı ne yari ne
Yar va’detti gelmesini yarına
Yara yarem karşı durdum o yare.”

– İbrahim Vehbi Efendi: ?-1904, Barhal (Altıparmak) Köyü.
Erzurum medreselerinden icazet almış, ünlü bir bilgin olmuştur.

– İkrari: 1844-1904, Okar (Havuzlu) Köyü.
Geçimini at sırtında yaş ve kuru meyvaları Kars, Erzurum, Pasinler, Oltu ve Narman yörelerinde satarak sağlamış, bu yolculukları sırasında uğradığı bazı köyleri taşlayan deyişler yapmıştır.

“İkrari’yim erimişim tuz gibi
Ala gözler sürmelenmiş saz gibi
Ağustos ayında karla buz gibi
Seni her görende eriyelim mi?”

– İlhami: XIX. yy, Zor (Esenyaka) Köyü.
Asıl adı Ali’dir. Okur-yazar bir hoca şairdi. Bundan dolayı köyünde Molla Ali olarak da anılmıştır. Deyişlerinin bulunduğu cönk kayıptır.

– Keşfi: 1843-1910, Esenyaka (Zor) Köyü.
Aşık Mehmet’in oğludur. Zor köyünde kısa süreli bir medrese tahsili vardır. 29 yaşına kadar çevrede saz şairliği yapmış, 29 yaşından sonra ise, sazını bırakarak derviş/şair olmuştur.

“Aşıkların düşürüp dağa taşa
Derununda özün pinhan eden sen
Kamudan geç bana vuslat bulursun
Buyurup Keşfi’yi uryan eden sen.”

– Kiskimli Nutki: 1830-1910, Kiskim (Alanbaşı) Köyü.
Asıl adı Mehmet Bey’dir. Aşıklar meclisine katıldığı ve orada şiirler de söylediği anlatılmıştır.

– Mehmet Gökalp: -, Havuzlu (Okar) Köyü.
Şair, yazar, folklorcu ve hukukçu. Yusufeli folkloru ile ilgili çok sayıda yazıları bulunmaktadır.

– Muhibbi Torunu Aşık Aziz:?-1915, Erkinis Köyü.
Çeşitli konularda deyişleri yanında, Birinci Dünya Savaşı üzerine dizdiği uzun bir destanı vardır.

– Mustafa Derya: -, Zor (Esenyaka) Köyü.
Tahsildarlık yaptığı için köyünde “Tahsildar” adı ile anılırdı. Şiirleri din ve ahlak üzerinedir. Deyişlerinin bulunduğu belirtilen defter kayıptır.

– Nihani: 1837-1909, Erkinis (Demirkent) Bucağı.
Asıl adı Osman’dır. Bektaşi tarikatına mensuptu. Mezarı ziyaret yeri olarak sayılmaktadır.
“Ey Nihani var olur mu olmadan yok iptida
Terk-i terkin sıdk ile yağmaya sermişlerdeniz.”

– Nihani: ?-1909, Zor (Esenyaka) Köyü.
Asıl adı Osman’dır. Gazel, divan, koşma ve destan türündeki deyişlerinin bulunduğu cönkü kayıptır.

– Sefili: 1911-, Havuzlu (Okar) Köyü.
Asıl adı Mevlüt’tür. Ticaretle uğraşıyordu.

“Giymiş ayağına çorabı, mesi
Sefili’yi yakar kaşın sürmesi
Bir gülüşü ile yakar herkesi
Kuşağın sardığı beller kırmızı.”

– Sultan Dildari: 18. yy, Zor (Esenyaka) Köyü.

– Şerifi: 1768-, Zor (Esenyaka) Köyü.

NE. 1971 0003 (Artvinli Şairler)

Aşağıdaki aşıkların eserlerinden örnekler yer almaktadır:

– Yusufelili İkrari: Musibetlik Destanı

– Yusufelili Keşfi (1843-1910):

“Bir dertli Keşfi’yem gör ki n’olmuşam
Aşkın mahzeniyem gamla dolmuşam
Her derd-ü mihnete billur olmuşam
Ayağım dokunan tozlar yanıktır.”

“Keşfi’yem dersimi aldım hocadan
İmla bildim altmış iki heceden
Saadet kazandım gündüz geceden
Pir-i A’zam divanından okudum.”

– Aşık Mahiri

“Mahiri duş oldu aşk ateşine
Çok zamandır gezer bir yar peşine
Felek ağu kattı tatlı aşına
Pirler pazarında kıymetlenüptür.”

– Yusufelili İzni: Yer-Gök Destanı

“İzni bed haberin duydu Sirya’da
Her kim haber aldı düştü feryada
Cismi gidüp ismi kaldı dünyada
Giden gitti geri kaldın ey felek.”

“İzni’yim kurtulmam gam payesinden
Aşkıma bendeyim pir sayesinden
Livana’ya tabi zor karyesinden
İzni’den her yana çok selam götür.”

– Yusufelili Zuhuri (1887-1949):

Koşmalar

“Zuhuri ayık ol daldırma haba
Sensin seni sokan böyle azaba
Yazma çektiklerin gelmez hesaba
Bu hesabı bildirecek rakam yok.”

“Zuhuri’yim elden ele sürüldüm
Bulanıktım aka aka duruldum
Takatım yok fena halde yoruldum
Usanmaz uslanmaz yorulmaz gönül.”

Yusufelili Mehmet Gökalp: Kars’ın Koçaklarına, Dumanlı Başlar

NE. 1973 0238 (Artvin Folklorundan Örnekler)

Belge dört bölümden oluşmakta olup, Yusufeli ile ilgili notlar, yazarın anlatımı ile, ilgili bölümlerde belirtilmiştir:

I. İnanmalar:

-Cinler, periler.

Yusufeli’de Bir (Cinli Yer):

“Kırk beş yıl önceki Erzurum Öğretmen Okulu öğrenciliğimizin bir tatil günüydü. Bir akşamüstü Yusufeli’nin Pert-Eğrek (Çevreli) Köyü köprü başından aşağı Çoruh boyu birkaç arkadaşla birlikte yürümüştük. Akşam karanlığı çöktüğü sıralarda üst yandaki yamaçlarda çorak toprakların insana hoş görünmeyen yarıntılı, kurşun renkli, biraz da korku veren arazisi önünden geçiyorduk. Sağımızdaki Çoruh ırmağının çağıltıları, bu soldaki yamaçlarda ürpertici yankılar yapıyordu. Oralardan birkaç kez geçmiş arkadaşlarım bu yerlerin (cinler yatağı) olduğunu söylüyorlardı. Akşam ve gece saatlerinde buralarda davul zurnalı (cin tayfaları) dolaşırmış. Eskiden beri bunları görenler ve davul zurna seslerini dinleyenler olmuş. Biz geçtik ne cin gördük, ne de zurna sesi işittik.

O yerden aşağıda Dört-Kilise (Tek-Kale) Köyü yanındaki mezarlığın da (Cinli, sahipli) olduğu söylenirdi. Gece oradan geçenlere cinler kedi, oğlak gibi yaratıklar biçiminde görünürlermiş. Bu söylentileri bilen bir arkadaş, akşam karanlığında bu mezarlıktan geçerken yol üstünde miyavlayan bir kedi gördüğünü, atından inerek acıdığı bu hayvanı kucağına aldığını, ilerledikçe kedinin büyüyerek ağırlaşıp atı yorduğunu görünce, kediyi kucağından yere bıraktığını söylemiş, korkudan dudaklarının kuruduğunu belirtmiştir.”

Yusufeli-Demirkent Köyünde İki Yer:

“ Demirkent (Erkinis) köyünün güney doğusundaki dik kayalıklardan inen seller, aşağılardaki yerleri derin yarıntılar haline getirmiştir. İki yanı dik-uçurumlu olan bu derenin bir kesimi (Cin-Dere) adını almıştır. Geceleri burası tehlikeli sayılır.

Bu köyde bir de (sahipli, cinli) bir kaya vardı. Eskiden, Savakollu adıyla anılan mahallede, son yıllara gelinceye kadar bulgur döğmekte kullanılan (Dink) yanındaki büyük kayanın adı (Cin-Kaya) idi. Kaya, son yıllarda kırılarak yapı işinde kullanılmıştır.”

-Rom-rom ana.

-Dağbaşı evliyaları, ziyaret yerleri.

1. Kargı-Yel Evliyası: Demirkent (Erkinis) Köyünün güney kesimi yaylaklarında, 2790 metre yükseklikte bulunan ziyaret yerinden söz edilmektedir. Etrafı taşlarla çevrili olan bu adsız ziyaret yerine, her yıl yaylaya gidişlerde uğranıldığı, ziyaret sırasında orada uyuyanların olduğu ve niyetlerine göre rüyalarını yorumladıkları nakledilmektedir.

2. Demirkent (Erkinis) Köyü Bez mahallesine giden eski patika yol üzerinde, kayalar arasında bulunan ve kime ait olduğu bilinmeyen mezar: Daha çok çocukları olmayan kadınların uğradığı yere ziyaretçilerin dilek tutarak, mezar üzerinden aldıkları bir avuç toprağı tükürükle ıslatıp, mezar taşına yapıştırmaya çalıştıkları ve çamurun taşa yapışması durumunda dileklerinin tutacağına inandıkları; ayrıca mezar üzerinden alınan toprak kadar toprağın mezar çevresinden alınarak, mezarın üzerine serpilmesi gerektiği; burada da mezar yanında yatıp, uyumak ve rüyaları yorumlama uygulamasının olduğu belirtilmektedir.

3. Gucur-Et Ziyareti: Demirkent’in güney batısında, kayalardan oluşmuş tepe. Tepenin küçük düzlüğünde bir velinin yattığına inanıldığı; devamlı bir ziyaret yeri olduğu gibi, ayrıca yağmur duası için de ziyaret edildiği belirtilmektedir.

4. Narlık: Demirkent Gucur-Et yönündeki mezralar yolu üzeri. Oradan geçenlerin yabani nar ve kara diken ağaçlarına bez parçaları bağladıkları belirtilmektedir.

5. Osman Baba: Erkinis’te 1815-1891 yıllarında yaşamış olan bir zata ait olan mezarın da bir ziyaret yeri olduğu belirtilmektedir.

6. Ziyaret Dağı: Zeytincik, Çağlayan ve Yukarı Maden (Hod) köyleri arasında bulunan ve 2000 metre yükseklikteki koni biçimli dağın tepesinin de ziyaret yeri olduğu belirtilmektedir.

7. Veli: Bıçakçılar (Livane-Hevek) Köyü çevresinde bulunan gölün içindeki kayalarda bir velinin olduğu, yağmur duası için ziyaret edildiği, göl sularının durgun olması durumunda dileklerin kabul, çırpıntılı olması durumunda ise dileklerin kabul edilmeyeceğine inanıldığı nakledilmektedir.

8. Dübbe/Düdbe (Kudat/Kutil) Dağında Yatan Evliya: Esenyaka (Zor) ve Öğdem Köyü arasında, kimliği bilinmeyen bir ziyaret yerinden söz edilmektedir.
-Göller üstüne olan inanmalar.

-Aşk badesi içme inancı.

Yusufelili Aşık Yarımi (Hasan): 18. yy, Zor (Esenyaka) Köyü. Bir anlatıya göre, bade içme töreninde badesini tam içemeden uyandığı için, “Yarımi” tapşırmasıyla aşıklığa başladığı belirtilmektedir.

Ayrıca Muhibbi, Mahiri ve Pervani’den söz edilmektedir.

-Türlü inanmalardan bazı örnekler.

Yusufeli’de uzun süre kapalı ve yağışlı geçen havaların düzelmesi için eski süpürgeleri yakma inancından söz edilmektedir.

Demirkent’te yağmur yağması için bir ölünün kafa tasının suya atıldığı; çok yağış olması durumunda da kafa tasının sudan çıkartıldığı belirtilmektedir.

II. Gelenekler-Görenekler-Etnografya:
-Ev-bark.
-Yerli yemekler ve ekmek yapma.
-Kadın el sanatları.

-Düğün ve evlenme.

Yusufeli’de kızların, köylerinden başka bir köye giden geline çorap verdikleri ve yolda giderken gelinin bu çorapları sökmesi durumunda, kendilerinin de kısmetlerinin açılacağı inancı belirtilmektedir.

-Doğum ve çocuk.
-İnsan hastalıkları, halk hekimliği.
-Halk takvimi. (Gelenek ve inanmalarıyla)
-Yayla hayatı.
-Hayvanlar ve halk baytarlığı.
-Ekim (tarım) işleri, bağcılık-meyvecilik.

III. Eğlenceler:

-Müzik, türkü, oyun.

Köy seyirlik oyunu: Yazarın, Erkinis (Demirkent) Köyünde 1921 yılında tespit ettiği ve kız kaçırma davasını gören bir kadı ile ilgili oyundur. Oyunda kadı rolünü Karslı Ziya ustanın oynadığı ayrıca iki delikanlı ile kız elbisesi giydirilmiş bir çocuğun da oyunda rol aldıkları belirtilmektedir.

-Gece sohbetleri ve “konak” alemleri

IV. İsimlemeler:
-Çevrede eski insan ve aile adları, lakaplar
-Yer adları.

NE. 79 0014 (Yusufelili Aşık Huzuri)

1886-1951, Zor (Esenyaka) Köyü. Hayatı ile koşma, semai ve destanlarından örnekler yer almaktadır:

Koşma

“Huzuri dertlidir sadık yar’ına
Dertsizlerin ağyarı ne, yarı ne
Yar vaat etti gelmesini yarına
Yara yarem karşı durdum o yara.”

Destan

“Huzuri neylersin dünya rif’atin
Kesme doğruluktan meyl ü rağbetin
Cenabı Mevladan iste izzetin
Her şaşkın sözünü duyup bulanma.”

NE. 79 0015 (Yusufelili Aşık Ali Fahri Karabulut Hayatı ve Deyişleri)

1901-1975, Zor (Esenyaka) Köyü. Aşığın kendi ağzından nakledilen hayat hikayesi, aşıklık süreci ve deyişlerinden örnekler verilmiştir.

“Sitemli sözlerin beni bitirir
Bir acı selamın sürur getirir
Bu hicran yarası beni götürür
Fahri gitti diye sakın ağlama.”

“Dedim dilber toyun olur
Dedi hasret haşra kalır
Dedim Fahri ölüm gelir
Dedi can ver kucağımda.”

“Der ki Fahri bulut olup ağmalı
Şimden sonra danaları sağmalı
Harmancı da şaştı nasıl yığmalı
Yeli tersin eser tec oldu dünya.”

Yazılı Belge

YB. 1967 0005 (Artvin Folklor Derlemeleri)

Şavşat ve Yusufeli yöresinden derlenmiş mani ve masallar yer almaktadır. Masallardan örnekler:

– Üç Kardeş
Derleme Yeri-Yusufeli Erkinis Köyü
Kaynak Kişi-1884 doğumlu Hafız Ahmet Özder, okur-yazar, gözleri görmez
Derleme Tarihi-19 Ağustos 1967

Yazarın Dipnotu: “Masal, 19 Ağustos 1967 günü Yusufeli’nin Erkinis Köyünden 1884 doğumlu Hafız Ahmet Özder amcamızdan yazıya geçirilmiştir. Anlatım tıpkı deyimledir. Aktarcı Hafız dede. Masalı kısaltma olarak vermiştir. Özder amuca, bu masalı delikanlılık çağında Erkinis Nahiyesinin Okhur (şimdi:Pamukçular) köyünden (ehl-i dil) Mirza’dan dinleyip öğrendiğini söyledi.”

– Tasa Kuşu (EK-1, 2, 3)
Derleme yeri: Yusufeli Demirkent (Erkinis) Köyü
Anlatan: Server Özdemir hanım, yaşı 63 okuma yazma bilmez
Kimden öğrendiği: Anası Fatma nineden dinlemiş
Derleme tarihi: 22 Temmuz 1967

– Balıkçı
Derlendiği yer: Yusufeli Demirkent Köyü
Anlatan: Mehmet Gayretli, 1920 doğumlu, okur yazar
Kimden öğrenmiş: Askerliği sırasında Muğlalı bir arkadaşından
Derlendiği tarih: 21 Temmuz 1967

– Tepegözler
Not: “Bu masal, 1967 yılı Ağustosunda Yusufeli’nin Erkinis Bucağı merkezinde aynı köyden 1884 doğumlu Hafız Ahmet Özder’den tıpkı deyimiyle M. Adil Özder tarafından tesbit edilmiştir.

YB. 1967 0064 (Artvin ve Kars Çevresinde Yapılması Gerekli Folklor Malzemesi Tespitleri Hakkında)
1. Kirazalan (eski adı Hars) Köyünde İmam Hafız Emrah Efendi’nin elinde iki cönk olduğu, bunlarda Yusufelili Muhibbi ile Hodu Aşık Şamili ve Hers Köylü Hayali (Hüseyin Efendi 19. yy) gibi yerli aşıkların deyişlerinin yer aldığı belirtilmektedir.

2. Esenkaya (Zor) Köyünden yetişen “Pend-i Gülistan” adlı yazma divan sahibi Şerifi’nin köydeki kitabeli mezarı ve köyde bulunan el yazma eserinin görülmeye değer olduğu ve dip not olarak, Prof. Fındıkoğlu’nun Erzurumlu Şerifi dediği zatın bu aşık olduğu belirtilmektedir.

3. Altıparmak (Barhal) Köyünde yerli ağızlar ve giyimlerin özellik gösterdiği, Yüncüler ve Tarakçılar (Aşağı ve Yukarı Hüngemek) Köylerinde eski giyim-kuşamların (Türkmen deri kadın fesler, boncuklu paralı süsler.) dikkate değer olduğu belirtilmektedir.
4. Çevreli (Pert-Eğrek) Köyü yukarı yamaçlarında “Güngörmez” suyundan bahsedilerek, bu suyla ilgili bir efsaneden de söz edildiği belirtilmektedir. (Büyükçe bir kaynak suyu, gün batınca gürül gürül akmaya başlar, sabaha kadar akar, sabah gün doğarken kesilir. Gün batışına kadar akmazmış.)

5. Kılıçkaya (Ersis) Köyünden Hargiver dağına giden yol üstünde Boğa Gölleri olduğu ve burada efsaneleşmiş göl boğalarının görüldüğüne inanıldığından söz edilmektedir.

6. Hevek ve Dört-Kilise köyleri arazilerindeki göller üstüne de inanç ve efsaneler olduğu belirtilerek, bu göller çevresinde bir kaya oyuğunda yattığına inanılan evliya ile ilgili menkabelerin tespite değer olduğundan bahsedilmektedir.

Sonuç

Geleneksel kültür değerleri çok hızlı bir şekilde değişmekte ve yok olmaktadır. Aynı şekilde, başta, örneğimizde oldukça bahsi geçen halk aşıkları olmak üzere, kültür temsilcileri de aramızdan ayrılmaktadırlar. Dolayısıyla zamanında derlenerek, arşivlenen geçmişe ait doküman, bize çok önemli bilgiler vermektedir. M. Adil Özder’in çalışmaları, bu bakımdan büyük önem taşımaktadır.

Ömrünün büyük kısmını, doğup büyüdüğü yöresinin halk kültürü değerlerinin araştırılmasına adayan, bunun yanında derlediği bilgileri düzenleyerek arşivlemeyi de ihmal etmeyen ve bu sayede söz konusu bilgilerin günümüze kadar ulaşmasını sağlayan Türk Halk Kültürü’nün önemli temsilcilerinden Sayın M. Adil Özder’i bu vesileyle bir kez daha saygıyla anıyoruz.

Yararlanılan Kaynaklar

1. Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Web Sitesi.
www.aregem.kulturturizm.gov.tr

2.TOYGAR, Kamil: Biyografiler/Kaybettiklerimiz, M. Adil Özder (1907-1987)
Türk Folkloru Araştırmaları 1988/1, Öztek Matb., Ankara 1988, 107-120. S.
“Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Folklor Araştırma Dairesi Yayınları: 90”

Not: Söz konusu makalenin arşiv çalışmaları, 2010 yılında kaybettiğimiz Sevgili Eşim, Halkbilimci Meltem Cingöz Santur tarafından gerçekleştirilmiş ve çalışma, 10-12 Haziran 2010 tarihleri arasında Yusufeli/Artvin’de düzenlenen bir sempozyumda tarafımca sözlü bildiri olarak sunulmuştur. Bildiri daha sonra yayımlanmıştır.

Bu nedenle Sevgili Eşimi bir kez daha sevgi ve özlemle anıyorum.

-Santur, Meltem Cingöz-Santur, Alparslan: M. Adil Özder’in Kültür ve Turizm Bakanlığı Arşiv Belgelerinde Yusufeli Halk Kültürü ile İlgili Notlar.
Geçmişten Geleceğe Yusufeli Sempozyumu Bildirileri (10-12 Haziran 2010), FSF Matb., İstanbul 2010, 391-406. S.

Fotoğraf: TOYGAR, Kamil: Biyografiler/Kaybettiklerimiz, M. Adil Özder (1907-1987)
Türk Folkloru Araştırmaları 1988/1, Öztek Matb., Ankara 1988, 107-120. S.
“Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Folklor Araştırma Dairesi Yayınları: 90”

(Visited 598 times, 1 visits today)